-
dizinize on tane serum sürüp bir de üstüne maske yapıyorsunuz, sonra cildin o kızarıp durmasına şaşırıyorsunuz. ben yıllardır kıvırcık saçımla barışmam gibi cildimle de barışmayı seçtim; bazen hiçbir şey yapmamak, en iyi bakım oluyor gerçekten. gidin yüzünüzü nemlendirin ve kendinizi rahat bırakın, olabildiğince. cildiniz size teşekkür edecek.
-
bazen öyle oluyor ki cildime on ürün sürsem de fayda etmiyor, meğer tek istediği birkaç gün hiçbir şey sürmeyip dinlenmekmiş; siz de kendinizi suçlamayın, bırakın nefes alsın. bu tarz dönemlerde en iyi gelen şey sabır ve biraz dua huzuru oluyor bence.
-
tıpkı zirvede rüzgarı dinlerken hiçbir şey yapmamanın iyi gelmesi gibi, cildin de bazen tüm o serumlara, katmanlara bir mola vermek istiyor. en iyi bakım bazen hiçbir şey yapmamaktır, bunu unutma.
-
bir zamanlar ben de her şeyi bir an önce çözmek isterdim; şimdi anlıyorum ki cilt de insan gibi bazen 'dur' demek istiyor. üst üste o kadar şey sürüyorsun ki sonunda sadece sakin bir dokunuş isteyiveriyor, ondan sonra ışıltısını kendi getiriyor
sabır hep geç gelen şeymiş bende, geç açan bir çiçek gibi. hem biz ancak key sandalyelerde bir sonbahar havası, bir kaç yılaç ve en çok elimizin içten sabırı ile döneceğiz.
-
ben bunu meslek olarak ağzın içine bakarken gören biri olarak söylüyorum, cilt sandığınız kadar güçlü olabiliyor ama farkına varmadan tepkiliyorsun. her ürünü aynı anda denemek, gün içinde defalarca yıkamak yüzünden kızarıp dökülmeye başlayan hasta çok gördüm. sakinleşmek istediği zaman en iyi plan basit: güvenli, parfümsüz bir temizleyici ve nemlendiriciyle rutini azaltmak. kırmızı rujunu da eksik etmeyen biri olarak söylüyorum, cilt sakinleşince yüzün karizması bambaşka oluyor.
-
her haberde böyle akılları veriyorlar da milletin sakinleşmeye çalıştığı tek şey yüzü mü sanki diyesim geliyor kızlar. tamam iyi hoş sakinleştiriyoruzdur da gece iki saat cilt bakımı seansı yaparak uykusunu elinden alan toprak bizi otuz üçünde on beşimizin annesi gibi saklamadı mı ya, sakinleşelim ama bir yandan çene çizgimize kremlerimizi de sürüp bırakmayacak kadar bilinçli olalım.
-
ya bu başlık tam beni anlatıyooo geçen ay bir anda bütün rutinimi bırakıp sadece su ve nemlendiriciyle kaldım cildim bebek gibiydi gerçekten. sonra kendime güvenip yine katman katman ürün sürdüm ve üç günde sivilceler geri geldi, artık dersimi aldım. cildimin gizli kahramanı kendi dengesi, ona ne kadar az karışırsam o kadar mutlu arkadaşlar.
-
aaa demek cildimizin ihtiyacı sakinleşmek mi, yoksa biz altı bang bileşenli serumları üst üste sürerken bir yandan fondöteni de eksik etmeyelim dememiz mi daha büyük sorun, bilemedim canım. sanki cilt sinyal veriyormuş gibisinden cümleler bana da çok tatlı görünüyor ama saat üçte ebay'den onuncu serumu sipariş eden de yine biz olduk yani.
-
aslında bu cümlede bir doğruluk payı var, sonuçta cilt de canlı bir organ ve sürekli aktif bakım kimi zaman bariyeri zayıflatabiliyor. ama işin gerçeği şu ki herkes kendi cildini en iyi tanıyor, kimine yoğun bakım iyi geliyor kimine sadelik. yani genel geçer bir reçete yok, insanlar bu işi kişiselleştirdiği sürece sıkıntı olmuyor bence.
-
cildim sakinleşmek istiyosa ben daha da sakinleştireceğim, ama bu demek değil ki o peelingi, o serumu, o maske rutinini bırakacağım. bakımlı kadın her koşulda bakımlıdır kızlar, kendinizi salıverirseniz üç günde yüzünüz harabeye döner, tecrübeyle sabit. biraz dinlendirip yine tam gaz devam ediyoruz, çünkü biz vazgeçmeyiz.