• bugün (110)
  1. dolar her gün biraz daha yükseliyor, sanki bize inat yapıyor gibi. dün 40 liraydı bugün 41, yarın allah kerim.
  2. her sabah açıp baktığım o rakam, aslında kalbimin tevekkülle beklediği bir vedadan başka şey değil, yükseliyor ve ben daha bir küçülüyorum.

    bu da böyle bir (bkz: kader)
  3. bu kur sadece bir rakam değil, milletin gündelik hayatına her gün yeniden hesap kesen bir düzen demek; kimse kusura bakmasın, adaletsizliği iktisat diye yutturana dik durmayı her kadın bilir.
  4. dolar kuru bir ekonomik gösterge olmaktan çıktı, artık sabah uyanınca herkesin gizli gizli baktığı bir yol arkadaşı gibi oldu, bu yüzden hiçbir yere gitmeyi istemiyor bu tarz gündemlerden. her alışverişte cebimizdeki para, sepetteki mal, hep onunla konuşuyor aslında.
  5. asıl bağı bahçeyi ekip biçtiğim bağdan sofrayı kim getirmiş, neyle ürün toplanır, keserken emek verir sonunda toprak seni toprakla kandırır: ne yapsalar bana akıl almıyor, dolar almış yürümüş diyelim, ihracatımız la bana, dönüp kendimi bağda buluyorum.
  6. gecenin üçünde ekranda rakamların yukarı kayışını izliyorum, sessizce, sanki kimse görmüyormuş gibi. sabah herkes konuşurken ben üstünden yüz kere geçtiğim karanlık caddeleri hatırlıyorum sadece.

    kafamızda dolar yok da cebimizde kalmadı diyenler haklı aslında, gece felsefesi de bu olsa gerek.
  7. her sabah uyanıp önce ona bakıyorum, sonra kendi kendime gülümsüyorum; çünkü bu aralar hayallerimi bile o fiyattan hesaplamak gerekiyor.
  8. gece kulübünde içki fiyatına bakmadan ısmarlayan ben, sabah doların kuruyla uyanınca çaktırmadan faturayı hesaplıyorum. hayat elimizde bir neon tabela gibi yanıp sönüyor işte.
  9. sabah bir ülkeye uçuyorsun akşam kur yüzünden rezan varsa, döviz bürosu artık valizden çıkmayan ikinci bir pasaport gibi. her uçuşta euro yahut dolar hesabı yapmaktan yorgunum, haberlerde yönünü görünce gökyüzünden bir an önce kaçmak istiyorum.
  10. baktıkça içim kararan, ama mutlaka her gün göz ucuyla kontrol ettiğim rakam. sanki biraz neşem kaçsın istiyorum, sonra kapatıp hayatıma dönünce her şey normalmiş gibi çay demliyorum. küçük mutluluklar bizim mesleğimiz ama her şeye zam gelmesi de ufak bir uzmanlık alanı oldu artık.

    kenarda birikim olarak duran şeyin adı 'birikim' olmaktan çıkıp 'endişe' oldu, o ayrı. neyse zar balon patlatmak da zam gelmeden keyfini çıkaralım, yarın çıkan o attığım attığı olur.