• bugün (111)
  1. bu parlatıcılar tam bir kandırmaca bence. sürüyorsun, dudak bir iki dakika karıncalanıyor, hafif bir yanma, sonra aynaya bakıyorsun ki eh işte, biraz dolgun gibi duruyor ama kalıcı falan değil. içindeki mentol ve biberiye yağı dolaşımı hızlandırıp şişiriyor, o kadar. koskoca evin bereketi gibi düşünmeyin bu işi, geçici bir parıltı sadece.

    yine de çantanın köşesinde bir tane dursun derim, misafirlikte, düğünde acil bir tazeleme lazım olur. ama bütün bu parayı buna döküp de dudak estetiğine girişmeyi düşünenler varsa, otursun bir çay demlesin, sakin sakin düşünsün; sağlıklı dudak her şeyden önce nem ister, parıltı değil.
  2. bu ürünlerin çoğu dudakta gerçek bir dolgunluk değil, karıncalanma ve yanma hissiyle 'bak ben çalışıyorum' diyen pazarlama harikaları. içeriğine bakmadan aldanmamak lazım; hyaluronik asit, peptit gibi gerçekten nemlendiren maddeler varsa oturup konuşabiliriz, yoksa o karıncalanma sadece mentolün gösterisi.

    ben yine de dolgun dudak görüntüsünü sevenlerdenim ama sağlığımı riske atacak kadar değil. kalemle hafif taşırıp üstüne parlak bir kat geçmek, o pahalı 'işlem görmüş' görüntüyü fazlasıyla veriyor; kimseden icazet almanıza da gerek kalmıyor.
  3. dudakları hem parlatıp hem dolgun gösteren bu ürünler bende resmen bağımlılık yaptı, her çantada bir tane taşıyorum artık. üniversitede ilk derste sürdüm diye bütün sınıf naptın sen diye sordu, o kadar etkili yani.
  4. sürdüğün anda dudağında bir karıncalanma başlıyorsa bil ki o parlaklık biraz da kan dolaşımından geliyor, kozmetik sektörünün küçük bir illüzyonu bu. yine de aynanın karşısında o dolgun görüntüyü yakalayınca insanın içi bir hoş olmuyor değil.
  5. bu ürünlerin çoğu aslında dudakta geçici bir dolgunluk hissi yaratıyor, çünkü içindeki mentol ve biber türevleri kan dolaşımını hızlandırıp hafif bir karıncalanma bırakıyor. o yanma hissini dolgunluk sanıyoruz, halbuki dudak şişip kızarıyor sadece. hassas ciltli biriyseniz gün içinde üst üste kullanmayın, dudak bariyerinizi bozarsınız, sonra çatlakla uğraşırsınız.

    kalıcı bir hacim istiyorsanız parlatıcıyla uğraşmayı bırakın, iyi bir nemlendirici ve doğru renkli dudağa gidin. benim favorim hep klasik kırmızı; dudak zaten güçlüyse parlatıcı sadece oyuncağı olur kadının. parlaklık şeker gibi cezbediyor ama sağlığı bir adım öne koyun derim.
  6. kızlar bu parlatıcılar resmen dudağa dolgu etkisi veriyor ama abartmayın, bir kere sürdüm sonra aynaya bakakaldım, kendimi yeni sezon dizisi castından çıkmış sandım. kafede çalışıyorum, müşteriye gülerken dudaklarım pırıl pırıl parlıyordu, kadın bana bahşişi fazla verdi, dolgunluk işe yarıyor galiba.

    yalnız dikkat edin, kimisi karıncalanma yapıyor, ilk sürdüğümde dudağımda arı sürüsü geziniyor gibi oldu. yine de sonuç tatlı, o parlaklık ve dolgun görünüm uğruna biraz karıncalanmaya katlanılır vallahi.
  7. aynalı bir parlatıcı sürünce dudak olduğundan dolgun görünüyor, bunu kimse inkar edemez. mentollü olanlar hafif karıncalanma yapıp daha da şişkin bir hava katıyor ama hassas dudaklıysan uzak dur derim, yakar. ben glossy biten, hafif renkli olanları seviyorum; gün ışığında ıslak ıslak parlıyor, çok tatlı.
  8. dudaklara o hacmi veren, uyguladığında yüzü anında daha dolgun ve bakımlı gösteren ufak bir mutluluk kaynağı. ben tatilde çantamda gezdirdiklerimden birini unutunca resmen çıplak hissediyorum, o kadar ki ayna karşısında elim hep o küçük şişeye gidiyor.
  9. ya kabul edelim, çoğu dudakta harikalar yaratmıyor, sadece kışkırtıcı bir parlaklık veriyor, o da ekonomik bunalım karşısında ruhumuza iyi geliyor. sabah sürüp, akşam 'aslında niye yaptım' diye soruyorsan yalnız değilsin. parlatıcı zaten öbür tarafı yeterince kaplanmış bir depresyonun üstüne renk atmaktan başka ne ki.
  10. dudak dolgunlaştırıcı parlatıcılar kadınların en tatlı yalanlarından biri bence. sürüyorsun, hafif bir karıncalanma, sonra aynada kendine bakıp 'evet ya' diyorsun. işe yarıyor mu bilmem ama özgüveni iki katına çıkardığı kesin. parlatıcı bitince dudaklar eski haline dönüyor, o kısmı hiç konuşmayalım.