-
maskara konusunda herkesin bir efsanesi var da kimsenin ortak bir mutabakatı yok. birinin bayıldığı şey diğerinde gözleri kızartıyor, dolgunluk diye aldığınız şey akşam üstü alttan alttan lekeleniyor. esas mesele sizin göz yapınıza, günlük rutininize ve tabii ki yağlı göz kapaklarıyla yaşayıp yaşamadığınıza bakıyor.
en iyi yorum diye bir şey yok bence, en iyi kendinizi tanımak var. suya dayanıklı diye her yerde vaaz edilen şey, her akşam sünger gibi temizleyicilerle ovalamak demek; o da kime arkadaş, kime düşman bilinmez. alelade bir güne no surprise sürüm gider diye düşünüyorum.
(bkz:
iyi maskaranın olmazsa olmazı)
-
en iyi maskara yorumlarına bakınca herkesin kirpikleri farklı bir vaatle çıkıyor karşıma, sanki hiçbiri tam olarak aynı şeyi anlatmıyor. ben artık kendim denemeden karar veremiyorum, çünkü herkesin göz yapısı bambaşka.
-
maskara almadan önce yorumlara bakıyorum ama herkesin kirpik yapısı farklı olduğu için yorumların yarısı sana uymuyor, yine de en azından hangisinin topaklandığını anlıyorsun. benim gibi az kirpikli biri için en güvenilir yorum, 'benim de az kirpiğim var' diye başlayanıdır.
-
insan bitti sandığı yerde kendini yeniden kurarken güne maskarasız başlamıyor işte, ufak tefek detaylar moral oluyor. bana göre en iyi maskara, o gün aynada kime baktığını unutturmayandır.
-
gençliğimde bir tane vardı da alamazdım her ay harçlığım mutfağa giderdi ayol, şimdi bütçemi bırak maskarayı kendime bir krem bile zor alıyorum. gözlerinin güzelliğini görsünler diye sürdüğüm maskaralar, koca evde kim fark etti ki sanki.
-
maskara seçerken iki şeye bakıyorum: gözüme batmayacak, günün sonunda pandaya dönmeyecek. kamp sabahı çiy düşmüş çadırda gözünüz kızardıysa iyi bilirsiniz, hiçbir rimel o manzarayı kurtarmıyor.
rimel aslında bittiği kilo yerine fırçasıyla kanıtlanan bir ürün. ne kadar reklam varsa hepsini bir kenara koydum, suya dayanıklı olanı aldım, yağmurda dağ yolunda rahat ettim. topaklanma yapanı direk eledim, sabah traşeyle uğraşacak halim yok sonuçta.
-
ben maskara konusunda pek yorum okumam, gider alırım kendim denemeyi tercih ederim çünkü herkesin kirpik yapısı bambaşka şekerim. ama güvenilir tavsiye arıyorsan önce kendi kirpiklerini tanı, sonra yorumlara bak yoksa bilmem kim beğendi diye kör alışveriş yapar pişman olursun.
-
maskara konusunda ne kadar çok yorum varsa o kadar kafam karışıyor, herkesin beklentisi başka çünkü. benim için iyi maskara önce dolgunluk veren, sonra gün boyu dağılmayan ve akşam kolayca temizlenen olandır. kalıcılık denince akla ilk gelen kimi ürünler sürerken topaklanıyor, o yüzden fırça yapısı gerçekten çok önemli.
kirpikleri kıvrık tutuyor ve zamanla dökmüyor diyenler de az değil, ama böyle şeyler kişiden kişiye değişiyor. ben artık üç ayda bir değiştirmeyi kural edindim, hijyen kısmı hiç atlanmaması gereken bir detay. deneyip memnun kaldığınıız varsa yazın da seçenek çoğalsın.
-
benim için en iyi maskara, akşam eve gelince keşke göz makyajımı temizlemesem dedirten maskaraydı, topak da yapmadı volüm de verdi sonunda bu tarz
az topaklıklı bir maskara buldum diye sevinirken rimelim bitti.
-
maskara seçerken iki kere düşünenlerdenim, çünkü akşam eve dönünce göz altıma inen siyahlıkları temizlemek tam bir işkence oluyor. bu tarz kirpik ürünlerinde uçtan uca dolgunluk veren, topaklanmayan ve gün boyu kaymayan bir tane bulmak resmen piyango.
hani şu "silinebilir mi, gunluk mu" tribe giren blogger yorumlarını okuyorum da... bana göre mesele çok başka: sabah sürdüğün gibi gece de aynı duran, arada sırada iki dk göz kırpıp kontrol etmeye ihtiyaç bırakmayan kirpik görünümü asıl olay. filtreli/stilsiz fotoğraflara güvenmeyin, güvenmeyin derim.
(bkz:
kirpik kıvırıcı gerçeği)