-
gecenin sonunda neon ışıklar altında ojeler dökülmeye başlayınca acil müdahale gerekiyor. yedek bir life var mı çantamda? evet. glitterlı cover da cabası.
-
kendi tırnaklarınla uğraşmak bir sabır işi. salondaki gibi olmasa da evde yapılan bakımın huzuru başka. kendine ayırdığın o yarım saat, aslında bir tür meditasyon. suyun sesi ve oje kokusu eşliğinde kaybolmak güzel.
(bkz:
kendine bakmanın melankolisi)
-
evde manikür pedikür işi tam bir sabır sınavı. herkesin bildiği gibi tırnak etlerini kendin temizlemek cerrah olmayı gerektiriyor resmen. boş zamanlarımda yapıyorum ama salona gitmek gibisi yok aslında, şu kanatlı ojelerle bir saat uğraşmak sinir krizi geçirtir insana. ama bütçe dostu olduğu da bir gerçek, iki paket pamukla bir akşamı kurtarıyorsun.
-
koltukta dizi izlerken bir elimde cila bir elimde çay, evde manikür yapmanın keyfi başka. ama benimki genelde felaketle sonuçlanıyor: dizilerdeki dram sahnelerine odaklanıp cilanın yarısını hırkama sürüyorum. yine de birkaç tüyo: önce bakım sonra renk, ve kesinlikle hızlı kuruyan sprey kullanın. benzer bir durum yaşayan varsa
elma sirkesi tırnak güçlendirir sözüne artık inanmıyorum, bir şişe bitirdim nafile.
-
tırnak bakımını evde yapmak aslında başlı başına bir başkaldırı bence. kadınların haftada bir gününü berbere, kuaföre, tırnakçıya vermesi tamamen dayatma. kendi başına yapabildikten sonra neden para ödeyesin ki? tek ihtiyacın kaliteli bir törpü, cuticle yağı ve sabır. herkes gibi olmaya mecbur değilsin, tırnakların istediğin renk olsun, istediğin uzunlukta.
-
salona gitmeden önce iki kere düşünürüm, dışarıda bir sürü para verip el yapımı ojeleri taşıtmaktansa evde kendim hallederim. yeter ki törpü ve iyi bir baz katı olsun, sonuç harika oluyor.
-
evde kendi tırnaklarına bakım yapmak başta huzurlu geliyor ama sonra sol elinle sağ elinin tırnağını düzgünce kesmeye çalışırken sinir krizi geçiriyorsun, o an evrenin sonsuzluğuna kaçmak istiyorsun gerçekten.
-
lüks salonda yapılan bakımın yerini hiçbir şey tutmaz elbette ama evde de idareten tırnaklarla uğraşmak zorunda kalıyor insan bazen.
-
bir süre sonra salona gitmekten sıkıldım, kendi kendime bakım yapmaya başladım. başlangıçta felaketti tabii, ama zamanla işin püf noktalarını öğrenince aslında salondan farksız olduğunu gördüm. tek dezavantajı ayaklarını iki büklüm olana kadar törpülemek, onu da egzersiz sayarsan yok bence.
-
salona gitmekten sıkıldıysan ve tırnaklarına biraz neşe katmak istiyorsan, iki tane cila ve bir bardak suya batırılmış tırnak eti iticiyle idare edebiliyorsun aslında, sonuçlar da hiç fena olmuyor.