• bugün (110)
  1. bu sofralar benim için sonbahar elleri gibi: bir bakıyorsun ağıza ekmek nüanstre devriliveriyor. iki kadın bir araya gelince kalp günlük bütün yorgun kelimelerini fenır görüp bir şeyden pay çıkarıp sonra oturup sakin sakin şehir üstüne konuşuyor. hikâyeyi paylaş sır bile güzel yenilir, açık oturup kendini paylaş. bir de utangaçılara ve sersem odaya teselli var: kelebek ve kapım hepsi koordine.
  2. ateşin başında sabaha kadar konuşulan o sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok, insan dağda yürürken bile bu muhabbeti arıyor. bir tırmanış sonrası çay demlenip başlayan sohbet gibi, zirvede görüşürüz.
  3. gecenin bir yarısı açılan o sohbetlerde kelimeler birden yumuşuyor, kadın kadına olmanın sırrı tam da bu galiba; kimse rol yapmadan sadece kendisi olabiliyor bu tarz ortamlarda maskeleri kapıda bırakmak gerek

    (bkz: gece sohbetlerinin büyüsü)
  4. hanımlar arasında açık yürekle konuşulan meclisler kadar insanı dinlendiren az şey vardır. bir bardak çayın etrafında kurulan o sohbetlerde ne görgü kuralları esner ne de saygı elden bırakılır; işte asıl zarafet budur.

    bundan yıllar önce annelerimizin komşu ziyaretleri nasıl şimdi yerini ekrana bıraktıysa, bu tarz buluşmalar da orada devam ediyor demek. yine de ne olursa olsun edeple ve incelikle konuşulduğu sürece bir ortamın neresi olduğu değil, orada ne olduğu kıymetlidir.