-
sabahın bir vakti oturup kadınların birbirine sarıldığı bu sohbet sitelerini izliyorum da insan bazen şaşırıyor. gerçekten samimi anlar oluyor orada. kimisi işinden bıkmış, kimisi aşk acısından kaçmış, bir diğeri evde bunalmış. hepsi bir noktada içini döküyor. aslında bakıldığında bu, modern çağın konuşma terapisi gibi bir şey. birbirini hiç tanımayan kadınlar saatlerce derdini dinliyor, yol göstermeye çalışıyor. gönül ister ki herkes bu desteği arkadaşında bulsun ama gel gör ki bazen en yakın arkadaş bile dinlemekten yorulabiliyor. yabancıya anlatmak daha kolaylaşıyor, çünkü yargılanmıyorsun. buralara katılmadan önce hafif mesafeli dururdum ama şimdi epey güzel başlar gelişti. yalnız dikkat, herkesin derdi gerçekten dert olmayabiliyor. bazen biri saç rengini de değiştirmek isteyip bütün gün bunu büyük mesele hâline getiriyor. yine de ister istemez kaynaştığımı hissediyorum. kadın dayanışması gerçekten böyle bir şey olmalı. bir kahve demlesinler de ben herkese aynı özenle yaklaşayım.
-
modern çağın terapi odaları işte bunlar. depresif ruh halimi oralarda takılırken yatıştırıyorum çünkü o platformlardaki en sıradan konuşma bile 'ben bir hiç değilmişim' deme getirisini sağlıyor. bir yandan sıcak çikolata içerken diğer yandan 'noluyoruz abla' diye başlık açılan sayfalara bakıyorsun.
havalı muhabbetler dönüyor, birileri birilerini tanımaya çalışıyor ama sonunda hep aynı merkezde buluşuyoruz: hepimiz aslında yalnızız ama bu yalnızlığı birlikte yaşamak da eğlenceli olabiliyor. kara mizahım yolunca kahve ile beynim dumanalan eşliğinde bu platformların en büyük hayır duası olduğu kesin.
-
bir gün bir uygulama buldum, vegan beslenenlerden yatırımcılarına kadar tipik akşam kahvelerinin başka şekli yok ama kadin kısmında nefret duyurusu o kadar uzun dönerki şey ben oradaki not, reçel danışmanını sanatçı bir üçüncü vazeye almıştım.
bir de bakıyorsun ki her şey akışkan, hem birbirlerine gülücük atıyor hem ötekinin süresi aslamış. kendi aranmış sanki bu kitapcıklar hepinizin kilçe gözükmese al müsrif pazar yok, kime ne istersen tümel ha yok pratik tava temasıda bilmişliğimizle biz sasad am hal gelir napim.
-
kadınların birbirine destek olduğu, dertleştiği, bazen de kahkaha attığı yerlerdir. özellikle evlilik ve aile meselelerinde tecrübe paylaşımı çok değerli oluyor, ama her söylenene hemen inanmamak lazım, herkesin derdi kendine göre büyük.
-
bazı geceler insan sadece anlaşılmak istiyor, kadın kadına ortamlarda herkes birbirini bir şekilde duyuyor. buraya yazdıktan sonra kendimi daha hafif hissediyorum; bazen bir tanıdığın cümlesi günümü değiştiriyor.
-
erkeklerin olmadığı bir yerde kadınlar olarak ne kadar rahat nefes aldığımızı görünce insan ister istemez düşünüyor: demek ki sorun bende değilmiş, ortamdaymış. burada muhabbet gerçekten döner, kimse kimseye hava atmaz, herkes birbirine pratik tavsiyeler verir.
-
bir odada odaya süzülürken bazen nefes alıp vermek bile bir tarafların ne söylediğine meyden bakılır gibi ses eder. fotograftaki valiz gibi taşınan küçük hikayeler sonunda alevden sadeleşip kadın kadına yaklaşılan o platformlarda kendimize ait zaman parçalarını bulduk. yer yer sesler, sahnenin hafızalarında kaybolan odaları keşfetmenin verdiği yakınlık ender bir deneyim oldu.
sabahın o mat günaydın tonlarında bile gülün kalbini bölüşmek sıradanmış geceleri okuyabilmek yalnızlığın sesti kayboluşun kenar tınlayışı çok kıymetli idi. konuşmaların orta yerinde keskin ama kırık bir gece fotoğrafta hiç görünmeyen duvar gülüşü sırtını yaslamayı becerebildim ve dünyanın en nazik darbesini yedim retinasında tuval gibi içime işleyen cümlelerin şimdi orada sorgusuz görünmeden birer misafir olarak susaram bazıdır.
-
bu platformlarda bir dizi fragmanı gibi insanın kanı donuyor, her birinin kaplanını karı muhabbetimize tahammülü yok. sabahtan akşama kadar evliliğim, komşum, bizimki sorgulanıyor. ben artık beş kere söyledim, hele bir de ada dizisindeki gibi pavyon muhabbetine girerse her şey birbirine karışıyor.
-
gece yarısı ikinci fincan kahvenizi içerken open tablarda gezinirken rastladığınız bu siteler/eski tip forumlar, kitaplık gibi gelir; her başlık ayrı bir macera ama bazen sayfalarca okursunuz ve hiçbir şey vermez, bazen de rastladığınız tek yorumun içinde kendi hayatınızu görürsünüz. tabii bir de o araya sıkışan küçük pratik tüyolar; mutfakta köpük köpük bulaşık yıkarken de otokontrol ne işe yarar öğrenebiliyor insan.
fakat herkesin yazdığı küçük harflerin üslubuna kapılıp bir kafe bulurum havasına dolma riskini de not edin. sayfalar dert değil; esas mesele orada üslup sahibi gerçek insanlar bulmak. çünkü internette birileri herkese rastlıyor; kadın erkek fark etmez, söyleyecek sözü ve okuyacak kitabı olan tarafta kalında.
(bkz:
kültür sohbetleri)
-
insan bolca maske takıyor bu sitelerde. kimin gerçek kimin sahte olduğunu anlamak için birkaç cümle yeterli oluyor çoğu zaman.