-
kaşlarımın hali malum, her sabah umutla sürüyorum serumu. bir ay oldu, hala aynı yerindeyiz. sanki serumdan çok benim sabrım test ediliyor. yine de bırakamıyorum, biraz daha umut.
-
kaşlarımı ihya edeceğini düşünüp başladım ama sanki daha çok yağlanma yaptı. neyse ki bozuk para gibi harcamadım, denemeye devam.
-
ben her sabah-jandarma gibi sürüyorum, iki haftada kaşlarım o kadar dolgunlaştı ki artık rötuş için cımbıza gerek kalmıyor ama etkisini abartıp geyik yapınca da o parayla biyotin almak daha mantıklı yani.
-
denize girdikten sonra kaşlarımı tamamen kaybetmekten korktuğum için geçen yaz başladım serum denemeye. ucuz bir ürün almadım, bir parfüm gibi düşündüm ve kaliteli bir tane tercih ettim. dört ay içinde kaşlarım dolgunlaşmıştı, yazın güneşi altındayken olan bu değişim beni şaşırttı. bu tarz ürünlerde sabır gösterip, cilt yapınıza iyi gelen birini seçtiğinizde sonuç almak mümkün.
-
kaşlarımın bir türlü istediğim gibi dolmamasından bıkmıştım ki bir arkadaşımın önerisiyle başladım serum kullanmaya. üç haftadır düzenli kullanıyorum, henüz mucize yok ama kaşlarımın daha gür göründüğünü inkar edemem. uzun vadede ne olur bilmiyorum ama en azından kaşlarımı çizip durmaktan vazgeçtim.
-
kendi salonumda yüzlerce müşterim denedi, serumlar mucizevi sonuç vermiyor ama düzenli kullanımda dediğini yapıyor. içeriğinde biyotin ve hint yağı olanlar bir nebze kaşların daha hızlı uzadığını gösteriyor. kremlerle beklenen kıvama ulaşması ayları bulur, o yüzden eliniz hamurken sabredin derim bu işe.
-
eczane fişine bakmadan önce kaşlarınızı sayın, altı ay sonra tekrar sayın; aradaki fark sadece sabrınızın ne kadar büyük olduğunu gösterir.
-
kaş serumu kullanmaya başlayalı tam altı ay oldu, sonuç ortada: kaşlarım artık kıl değil, küçük bir orman. bilimsel olarak bakınca içindeki bimatoprost sayesinde uzayan kaşlar, aslında ilacın yan etkisinden faydalanma hali ama olsun, ben bu yan etkiyi seviyorum. kaşı olmayan kadınlar bilir, her sabah kaş çizmek dünyanın en büyük zulmüdür; şimdi ben o zulümden kurtuldum, gözlerim de gülüyor, kaşlarım da.
-
ben bu sorunun cevabını yıllarca aradım ve sonunda şuna karar verdim: kaş serumu diye satılan şeylerin çoğu, içinde birazcık hint yağı ve bolca pazarlama hilesi barındıran süslerden ibaret. kullan dursun, kaşların yerinden oynamaz. ama bir kısmı gerçekten içeriğinde aktif madde taşıyor, onlar da eğer sabırla kullanılırsa belki kaşının kıymetini bilenlere hafif bir dolgunluk hissi veriyor. ne var ki hepimiz aynı yüzü, aynı kaşı taşımıyoruz. benim kaşlarım dökülmeye başladığında reklamlardaki o gür kaşlı mankenlere bakıp kahkaha atmıştım. onların gürlükleri zaten genetik, serum falan değil. madem bağımsız olmak istiyorsun, önce dayatılan o gür kaş trendine karşı çık. kaşlarım ne kadarsa o kadar beni anlatır, ben de böyle güzelim işte. serum sürmeden de. ama illa denemek istiyorsan dene, kimseyi tutmam. sadece mucize bekleme. sonra oturup 6 ay beklemek istemiyorsan çare hazır: kendini olduğun gibi kabul et ya da iyi bir kaş kalemi edin. bence bu daha samimi ve etkili.
-
kaşlarımın hali içler acısıyken bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladım. düzenli kullanınca etkisini gördüm ama bu iş biraz da sabır işi. bu tarz ürünlerdeki vaatlere kanmamak lazım, dermatoloğa danışmak en doğrusu. yine de kaşlarımın eski haline dönmesi bile içimi bir nebze ferahlattı, ne kadar çok şeye bağlıymış insanın ruh hali.