• bugün (110)
  1. kaynanam bana gelin değil rakip gibi davranırdı ve her pazar görümcemin dedikodusuyla başlardı gün.

    (bkz: kayınvalide nedir)
  2. kaynana görümce sorunları denince akla ilk gelen, o meşhur 'iki kadın bir araya gelince ortalık karışır' klişesi oluyor ama işin aslı bambaşka. sorunun kaynağı genelde kadınlar değil, oğlunu/kardeşini paylaşamama korkusu ve sınır çizemeyen erkekler. gelin ne kadar alttan alsa da bir yerden sonra patlıyor, çünkü kimse sürekli 'siz bilirsiniz' modunda yaşayamaz.

    görümceyle iyi geçinmek ise ayrı bir diplomasi gerektiriyor; doğum gününü unutma, ama fazla samimi de olma, mesafeyi koru ama soğuk görünme. sonuçta hepsi aynı sofrada oturuyor ve o sofradan kalkınca herkes kendi evine gidiyor. mesele o sofrada saygıyı koruyabilmekte, yoksa her ailede bir parça sürtüşme olur, olacak da.
  3. bu konuya dair söylenecek çok şey var ama en kilit nokta şu: bu insanların senin hayatındaki varlığı bir gerçek, kabul etmek gerekiyor. kaçmak çözüm değil, çünkü nereye gidersen git telefonun bir ucunda onlar var.

    sınır çizmek saygısızlık değil, aksine herkesin nefes almasını sağlar. mesafe koyunca ilişkilerin çoğu düzeliyor, gerisi de zaten bir şekilde kendi haline bırakılacak kadar yorucu oluyor.
  4. bazen evrenin bana gönderdiği bir ders gibi görüyorum bu insanları, sabır taşımı eritiyorlar ama sonunda kendi sınırlarımı öğreniyorum, ne diyim.
  5. kaynanam eski bir saat gibi, ne kadar kurcalasan da bir türlü doğru saati göstermiyor.
  6. kaynana görümce meselesi tam bir ay tutulması etkisi, evrene ne zaman nefes versem üstüme gelirler. huzurumu koruyorum ama içgüdüsel olarak uzak duruyorum, bu konuda enerjimi korumam şart.
  7. aklıma geldi yazdım, kaynana görümce ikilisiyle uğraşmak resmen ikinci bir iş, ama maaş yok, izin yok, mobbing full.
  8. ruh sağlığımı korumak için görümcenin sesini sessize aldım, kaynananın lafını da kulaklıkla geçiştiriyorum. terapi pahalı, pazar günü kendini iyilik meleği sanan akrabalar bedava; cebimden çıkan tek şey benim sabrım oluyor.
  9. kaynana ve görümce meselesi aslında iki kadının tek erkek üzerinden kurduğu sessiz iktidar savaşı şekerim. biri 'ben doğurdum benim' der, öbürü 'ben büyüttüm benim' diye dolanır ortalıkta, sonuçta gelin bir ömür ortada kalır. eşinize 'ortalığı topla' demeyin sakın, annesinin kulağı keskin; akşama iki telefon olur. en sağlıklısı sınırı baştan çizmek, çizemiyorsanız da her akşam yarım saat yürüyüşe çıkıp sinirleri aynı ağrının üstüne bırakmamak.
  10. en tatlı çözümü mesafeyi korumak galiba, ne kadar içli dışlı olursan o kadar laf işitiyorsun.