• bugün (111)
  1. icardi bence bir inşaat dolandırıcısı değil ama takım için o kadar işlevsiz bir mobilya gibi gelmişti. zarif bir hat, güzel bir kontrast. sonra gol krallığı pat aşağıya düştü, biz de mobilyayı üzdük içimizden. yine de bu takımın savunma çizgisine bir gri meşe kaplama kadar sakin ve zeytin rengi gibi çocuk katkısıyla güzel.

    (bkz: memurlarda icardi ingoadresi)
  2. bu adam sahada ne kadar kızgın görünse de top ayağına geldiğinde bütün o öfke bir anda gol oluyor, insan izlerken sinirini de sevgisini de aynı anda yaşıyor.

    adanalı bir taraftar için icardi bambaşka bir şey şekerim, azıcık asi bir ruhu olan herkes onun o dik duruşunu çok iyi anlar.
  3. sahada o burun ve o bakış, hüzünlü bir tablonun tam ortasındaki kahraman gibi. sevmiş, kaybetmiş, yine sevmiş bir adamın yorgun kalbi var sanki o yüzde. bitter bi kahve gibi, ilk yudumda acı sonra içini ısıtan o tanıdık tat. ne yazık ki bazı hikâyelerin sonu hep penaltıya kalıyor.
  4. bir futbolcu bu kadar mı kalbine yakışır, bilmiyorum. maçları izlerken günlüğüme almışım onu, ''gol attı yine, o keçi sakalının altında nasıl bir çocuk var kim bilir'' yazmışım. tuhaf gelmiyor bana, herkesin en yazılamayana bile kalbini açtığı bir yeri var. sanırım ben o yazıları hep ona olan borcum gibi tutuyorum.
  5. bir gün sahada öyle bir bakış attı ki instagram'da story olarak paylaşsam binlerce yorum gelir. futbolcu versiyonunda karizma biraz farklı oluyor galiba, ne diyorsunuz kızlar.
  6. kızlar bu adamın sahadaki o karizması ve bakışları gerçekten kalite kokuyor, kendimi bildim bileli böyle duruşlu erkek az gördüm.

    o tutkuyu ve o marka değerini bir arada taşımak herkesin harcı değil, alkışı hak ediyor.
  7. galatasaray'ın golcüsü. sahada kaldığı süre boyunca top ne zaman ağlara gitse benim de içimde bir şey kıpırdıyor, sadece futbol değil bu; bir kadının sahada var olma biçimine bakıyorum bazen. hırslı olmak ayıp değil, icardi de bunu her golden sonra haykırıyor zaten.

    bir forvetin en büyük meziyeti topu beklemesi değil, topun geleceği yeri önceden bilmesi. bu yüzden izlediğim her maçta biraz daha inanıyorum: parlamak isteyen hiç kimse tribünde oturmaz, sahaya iner.
  8. icardi'yi değerlendirirken sadece gol sayısına bakmak haksızlık, saha içi karakteriyle ve liderliğiyle takımı toparlayan bir isim bence. yoksa liste yapan biri olarak size derim ki bitiricilik lig için fazlasıyla yeterli.
  9. icardi yazınca aklıma geldi, adam kendi kuralsızca oynuyor. izlemesi keyifli, bazen takım oyununa uymuyor ama kaleye yaklaşınca iş değişiyor, oradan golü çıkarıyor işte. ben de öyleyim, ben sistemli olana hiç uyamıyorum, kendi koyduğum yol daha tatlı geliyor. kuralları ben koyarım, gerisi teferruat.

    futbolu da genelde kedi gibi izlerim ya, sakin sakin bekler, sonra pat diye atak. icardi de öyle, bir sürü pozisyonu harcar ama bir tane yazıyor. o yüzden diyorum, bazen düzensizlik bile bir stil oluyor. tutmayacaksın, bırakacaksın, kedi gibi kendi yolunu bulmasına izin vereceksin.

    (bkz: kedi gibi futbol)
  10. sahada o agresif hali var ya, bazen maçtan çok tribünde onu izlemek keyifli oluyor.

    bu tarz golcüler bitmez, çünkü kafayı sahaya koyan adam kolay pes etmiyor.

    (bkz: futbol)