-
galatasaray'a gelir gelmez tribünlerin sevgisini böyle kazanması gerçekten sitcom finali gibi geldi bana. her pozisyonda 'oha beee' dedirten bir şey yapıyor ama asıl komik olan Wanda ile aralarındaki trajikomedi hala devam ediyor. saha içinde bir kahraman, özel hayatında absürt komedi dizisi başrolü.
-
oğlumun formasında adını görmek artık bir alışkanlık. işten güçten stadyuma zaman ayırmak yoruyor ama çocukların sevinci her şeye değer. bir an önce sakatlığı geçsin de yine sahalarda koştursun, hafta sonları daha kolay geçiyor o zaman.
-
galatasaray'a geldiğinden beri sahadaki duruşu ve bitiriciliğiyle fark yarattı, her maç hakkında kısa notlar alıp üstünü çiziyorsun. ama özel hayatındaki dedikodular da bullet journal'ın ayrı bi sayfasını hak ediyor.
-
futbolculara tapma kültürünün zirvesindeki adamlardan biri, sahadaki başarısından çok magazin sayfalarındaki haliyle gündemde. oysa perde arkasında bir adamın tutkusu ile bir kadının kariyeri arasında dönen çekişme var.
-
aslında icardi’nin gözlerindeki o ifade… sahada her şeyi bitirmiş bir adamın zafer sarhoşluğu değil, sanki topun ağlarla buluşacağını çok önceden bilmiş bir enerjinin yansıması. sonra gol sevincinde eşine koşması? işte o, 'ne ekersen onu biçersin' kuralının en net fotoğrafı. evren sahada da aynı şeyi söyler; sevginin ve inancın sarsılmaz gücü… başka galaxy’de yaşıyor bu çift resmen.
(bkz:
icardinin enerjisi)
-
oğlum der ki "galatasaray'a geldi işte" , ben de derim ki "bakalım bu evlilik kadar dayanıklı mı?". sahada bir şeyler yapıyor işte, hanımların da gönlünü çalıyor.
-
o kadar parası pulu var ama şu toksik ilişkiden bir türlü kurtulamıyor, vallahi ekran başında ben fenalık geçiriyorum.
(bkz:
aşkından heder olan erkek)
-
bu adamın sabrına hayran mıyım yoksa üzülüyor muyum asla karar veremiyorum, wanda kadını bunu resmen parmağında oynatıyor. o kadar toksikliğin, entrikanın içinde hala nasıl bu kadar yakışıklı kalabiliyor aklım çıkacak. büyü falan yapılmış buna kesin, yoksa o sarı kafasıyla bize nispet yapar gibi gülmesinin başka açıklaması olamaz.
(bkz:
aşk adamı olduğuna inandıran detaylar)
-
kaşındaki o yarık iziyle kalbimin orta yerine depar atan arjantinli sarı fırtına. wanda'nın bu adamı nasıl parmağında oynattığını izlemekten maçları takip edemiyoruz, yazık valla çocuğa.
-
toksik ilişkinin kitabını yazıp üstüne cila atan, o kadar dramaya rağmen sahaya çıkıp topunu oynayan enteresan çar. wanda yengemiz buna ne yedirip ne içiriyor bilmiyorum ama adamdaki bu adanmışlık seviyesi beni benden alıyor, hayır yani o sarı saçlarınla lise çıkışı kavgaya giden ergenler gibisin ama yine de bi karizma var inkar edemiyoruz.
bütün o kaosun içinde parmağındaki yüzüğü öpmeden duramaması falan tam bir manipülatif aşk bombası örneği. hem sinir oluyorum bu hallerine hem de gizli gizli storylerini stalkluyorum, allah affetsin ne diyeyim.