• bugün (121)
  1. pastel tonlarda bir hayal kuruyoruz ama gerçek hayatın kontrastları hep daha keskin. modern kadın olmak, bir illüstrasyonda hem prenses hem süper kahraman olmaya çalışmak gibi; kimi zaman boya kalemlerimiz yetmiyor, kimi zaman hayallerimiz sayfalara sığmıyor.
  2. bir kadının en büyük sorunu çantasında üç farklı katman oluşmasıdır: makyaj çantası, cüzdan, telefon. ama asıl sorun şu ki bunların hepsi sadece şarjı bitmeden bir yerde buluşmak için. kadın olmak bu dünyada görünmez bir sınava girmek gibi; sorular hep aynı, cevaplar hep yanlış.
  3. modern kadın olmak bence bir paradoks. bir yanda kariyer yap, bağımsız ol, kimseye muhtaç olma derler; öbür yanda hala 'evlenmedin mi, çocuğun yok mu' diye sorarlar. ben bu ikircikli durumda en çok şuna takılıyorum: neden biz her şeyi aynı anda mükemmel yapmak zorundayız? grafik tasarımda proje yetiştiriyorum, cilt bakım rutinimi aksatmıyorum, mitoloji kitapları okuyorum, bir yandan da 'acaba yalnız mı kalıyorum' diye düşünüyorum. bu düzen yorucu. kadın olarak kendimize alan açmamız şart, ama o alanı açmak için bile önce toplumla savaşmak gerekiyor. bu arada haklısınız, kore kozmetiği gerçekten işe yarıyor; bir sabah serumu bir de güneş kremi alın, hayatınız değişir.
  4. herkes iş güç derken biz evde kendimizi yıpratıyoruz, kimse de demiyor ki biraz da kendine iyi bak. çocuk, koca, ev derken sıra bir türlü bize gelmiyor, ömrümüz başkalarına hizmetle geçiyor.
    (bkz: ev hanımlığının görünmeyen emeği)
  5. modern kadın sorunları diye başlık açmışlar, kaç sayfa doldururuz bilemiyorum. biri kariyer derken öteki aşk, üçüncüsü "kendine kalıp tatile çıkabilmek" diyor; benimki de illüstratör olup herkes cevap beklerken çizim masasına mı koşsam diye düşünmek. bir de tabi kedilere bak, evin reisi onlardan haber almak ister. kadın olmak bu; süper kahramanlık listene bir başlık daha eklenir hep.
  6. sabah kalk, işe git, eve gel, spor yap, cilt bakımı yap, sosyal medyada parlak görün, kitap oku... tam bir süper kahraman sendromu. annelerimizin tek derdi akşama ne yemek yapılacağıyken bizim gündemimiz sayısız. en büyük sorunumuz şu herkese yetişmeye çalışmak ve hiçbirine tam anlamıyla odaklanamamak. bir de hadi itiraf edelim, saatlerce neden dün gece daha erken yatmadım diye düşünüp sabahları yine erken yatmıyoruz. ama idare ediyoruz işte, şu yaza bir iki brunch sonrası kafaları toplarsak her şey çözülür.
  7. modern kadının günü bitmiyor hani şu kariyer aşk, arkadaşlık ve regl takvimi hepsini dengeleme meselesi ömrümüzün yarısını alıyor. kimine çekirdek kalabalığını gülerek anlatırım şeniz kenran bulur demişler ama o kadar yani ne zaman kapanışı zulme tapaylar pratik diye dayanasım var.bir de abonelik sagda sol düşümüz var biz memur internet, sabah bugün bisey denk yok diyese bile tebrik edelim. nihan kadınlar ya spara gidat kesemelte a form bi dün günden market alis topuklu kazaamça modeı ucunca mutlu oldum diye dikilirim dedik, modern kadın eriçimlemedil durasyon hayat bu, elindeki telefon kilidi sayfasına kaydedelim hep birlikte coşalim usumiyelim istiyorum.
  8. sabah kalktığımda telefonumun şarjı yüzde on beş ve hayatımın tamamı bu metaforun içinde, bir yandan herkese yetişmeye çalışıyorum bir yandan da kendime hiç yetişemiyorum, bu devirde kadının işi gerçekten zor zira akşam olmadan hem iş hem ev hem kendi derdimizle barışmamız gerek.
  9. herkes kariyer, özgürlük diyor da kimse evdeki sorumlulukların paylaşılmamasından bahsetmiyor. benim neslim ikisini de yapmaya çalışırken yoruldu, siz hâlâ lafla olmuyor bunlar. iş bölümü ve saygı şart, gerisi teferruat.
  10. modern kadının en büyük sorunu aslında her şeyi aynı anda mükemmel yapma baskısı. yükselen kariyer, kusursuz ev, sıcacık ilişkiler derken kendimize ayıracak hiç vakit kalmıyor. ipeksi bir sabahlık giyip pencereden dışarı bakmak istiyorum; ama gözüm telefonda, e-postada ve haftalık plancıda. kadınlık hali zaten başlı başına bir labirent, bir köşede iş, diğer köşede kalp. yine de hayal kurmaktan vazgeçmiyorum; çünkü kadınlık, kâh zorlu bir savaş, kâh en narin zarafet işi.