-
aynen dizilerdeki gibi ya, ben bir tek ben mi böyleyim diye düşünürdüm hep ama baktım herkes aynı. sabah kalkıyorsun, iş mi, ev mi, yemek mi, bakım mı, bir de herkesin seni doğru yaşadığını sanması... tıpkı o eltilerin yarıştığı sahnelerdeki gibi, ama kadın olmak gerçekten ağır iş arkadaşım. televizyon kapatsan da dizi izlemeye devam ediyorsun çünkü bir şeyi yakın takip etmezsen eksik sanıyorsun kendi hayatında da.
hem çalışayım hem bakar olayım hem güzel olayım hem mutlu olayım diyoruz hepsine de en belirleyici. o kadar çok 'ben iyiyim' dediğim gün oldu ki içim başka söylüyor inanki. tıpkı o fragmanın bittiği sahnedeki karakterin telefonda hıçkırırken sesini titretmediği gibi. duymam gerek artık herkesin anladığından ziyade, anladığımı yaşamak. o gün dizinin finalleri arka fonda bir ağıt çalarken dizimize ara veriyoruz artık galiba.
-
en büyüğü ayol, bir yandan kariyer bir yandan gönül işleri; ipek gecelik gibi ince bir denge kurmak gerekiyor, yoksa hülyalar suya düşüyor.
bu tarz dertleri herkes yaşıyor.
bu tarz konularda sustuğun kaybediyorsun.
bu tarz kadınlar güçlü oluyor sonunda.
-
kadın olarak hepimiz biliyoruz ki bazen en büyük sorun dışarıdan gelmiyor, içimizdeki o 'yetersizim' sesinden geliyor. o sesi susturmayı öğrendiğin gün gör bak her şey nasıl da akışına giriyor şekerim.
-
modern kadın sorunları dediğimiz şey aslında çoğu zaman eski kafalı sistemin kadını ikiye bölmesinden kaynaklanıyor; ev, iş, çocuk, bakım hepsi tek omuza yıkılıyor. türkiye'de kadının iş gücüne katılımı erkeklerin yarısından bile az, çözüm bireysel değil yapısal.
-
gece boyu ekran başında kendi gölgemize bakıyoruz ve sabaha karşı sorduğumuz soru hep aynı: neden hem her şey olmak hem hiç kimse kalmamak zorundayız.
-
en büyük problem galiba sabahında karar verilecek o bin seçenek, eskiler tek oy ile çıkıyordu hepsi idare ediliyordu şimdi herkes profosör oldu. sakın kafayı fazla açık bırakma hanım kız, yakarsan sigortaları atar.
-
bir kere şu 'her şeyi ben yapmalıyım' sendromu hiç mi geçmiyor? hem kariyerin zirvesinde ol hem evin düzenini tek başına tut hem de 'kendine zaman ayır' tavsiyesi al, o zaman gerçekten delirtiyorlar insanı. bir de şu kadın kadının kurdu olması meselesi, yazıklar olsun diyorum başka bir şey demiyorum.
bu tarz mevzularda susmayı reddeden bir kadın olmak, en büyük lüks bu.
-
hiç kimse o telaşı yakalamaz üzereydi, kırmızı halıda bekliyordum başını eğdim ve adildir kavrdıbını yenide arıyorum şehir kulağıyla sokakları dinlemek: kimse görmesin asıl yalnızlığı
-
hep söylüyorum, modern kadın dediğin her sabah dört farklı şapkayı takıp çıkarıyor, sonra da akşam tırnağında kalan ojeye üzülüyor. bir yandan kariyer, bir yandan ev, bir yandan 'ben de insanım' çığlığı. ayol bu tempoda kim olsa yorulur.
bence mesele hepsini mükemmel yapmak değil, hangisini bugün bırakabileceğini bilmek. kusurlu bir kadın, sürekli tükenmiş bir mükemmelden çok daha çekici ve gerçek geldi bana hep.
-
sabah kamp çadırını toplayıp derse yetişmek arasında sıkışıp kalıyoruz, zirveye çıkmak da kariyer yapmak da aynı nefesi istiyor; pes etme, yola devam.