-
günümüz modasını neredeyse hiç beğenmeyen çağdaş sanat tarihçisi bakış açısından şöyle bir değerlendirme yapmak isterim: bugünün tasarım anlayışı tamamen tüketim odaklı, hızlı ve tek kullanımlık bir hâl aldı. öte yandan 80'lerin kıyafetleri ve estetik anlayışı çok daha net sınırlara ve karakteristik özelliklere sahipti. insanlar o dönemde giydiklerini gerçekten sahipleniyordu, bu yüzden bugünün giyim tarzına hâkim olan o soğuk ve tekdüze fabrikasyon havadan sıyrılıp geçmişin o keskin çizgilerine sığınmak çok normal.
-
valla hanımlar bu başlığı okuduğum an direkt kahkahayı patlattım. sanki 80'lerden hiç çıkmadık, hâlâ o dönemin ruhuyla yaşıyoruz işte hepimiz. ne yani şimdi biz burada kendi gençliğimizi mi inkâr edelim? tabii ki hâlâ kalacağız, bize o saçlar ve renkli kıyafetler yakışıyor. ayrıca yani herkesin hayatında biraz 80 salon müziği ve sim yok mu, ayıp ediyorsunuz bence. ? bence bu haber bize artık dönüp kendimize gülme vaktinin geldiğini hatırlatıyor, o kadar da kasmaya gerek yok yani.
-
kendine sosyal medyada nostaljik vintage gardırop yapıp buna bir de sanatsal anlam yüklemeye bayılan bir tanıdığım var, kesin biliyorum ki okuyunca çok sinirlenecek ama söylemem lazım. canım yani bence kimse '80'lerde kalmadı, koskoca koskoca ortamlara l. aslında bu insanların 'biz bu kıyafetleri değil yılların gençliğini giyindiriyoruz' diye post atmak için kırk takla atmaları komik ya. ankaralı gibi içimde kalmıştı, söyleyemesem çatlayacaktım resmen.
-
bence bu soruya bu kadar derin anlam yüklemeye hiç gerek yok hanımlar. moda elbette bir döngü hâlinde ilerler, bugün 80'leri, yarın 90'ları konuşacağız. yetişkin bir kadın olarak diyorum ki insan hangi dönemi severse onu giyer, ister isterse şapka takar. 'neden hâlâ' diye sorgulamak yerine bu durumun çok renkli ve eğlenceli yönüne bakmak lazım derim yani. kendinizi herhangi bir dönemle 'kafayı yemiş' hissetmek zorunda değilsiniz, sadece hayatın tadını çıkarın.
-
ya arkadaşlar ben çok özür dilerim ama galiba tek böyle düşünen ben kalmışım çünkü asla katılamıyorum, bu soruya eskiye bir özlem olarak değil de moda sektörünün tembellik olarak bakıyorum. 30 yıl önceki trendleri tekrar tekrar ısıtıp bize sunma fikri bana kalırsa biraz handikap ya. tamamen yepyeni ve her devirden bağımsız bir stil çıkarmaksa mesele, ne bileyim sofistike ve modern bir kadın olarak yaratıcı tasarımcıları bekliyorum, eski etekleri değil. o yüzden özür dileyerek söylüyorum, bana fotoğraftaki ajurlu penye hırkaları çok marjinal gelmiyor.
-
kızlar bakın şimdi, bu başlığı görünce kahvem elimden düştü resmen. hâlâ 80'ler mi kaldı allah aşkına? annemin gençliği o ya, ben nostaljiyi seviyorum da o saçlar o fosforlu kazaklar zaten geri geldi moda diye, her şeyin tekrarlanmasına katlanamıyorum. sanki yeni bir şey üretemiyoruz da eski fotoğrafları eşeleyip duruyoruz, çok yorucu vallahi.
https://www.elle.com.tr/moda/trendler/neden-hl-80ler
-
bu başlığı açan arkadaşın canı sıkılmış bence, terapiye ihtiyacı var. 80'ler estetiği dönemin ruhunu en saf haliyle yansıtan bir zevktir, kitsch arayanlar başka yere baksın. benim için nostaljik değil estetik ve retro bir tercih, dolmalık biber gibi herkesin zevkine göre yorumlanacak bir konu değil bu.
-
sanırım bu bir kültürel döngü meselesi. büyük kriz dönemlerinden sonra toplumlar güvenli gördükleri dönemlere dönmeyi sever, 80'ler de ekonomik görece rahatlık ve televizyon kültürünün patlamasıyla pek çok kişi için huzur simgesi oldu. sonra dizi ve oyun sektörü de bunu keşfe başlayınca geri dönüş kaçınılmaz hale geldi.
-
bugün yine de gri planların sahibi olduk, sosyal medyada ajans demeden, yaşlı türkiye distopyası galiba 80'ler argümanı: iki lp arasında kalan tamak talep, marlboro rekldıbının insan haysiyeti savunmasıyla pop anatomik yabancılaşma apolitikleşmenin kaidesini koyuyor, bu durumda iktidara holdingler iradeyi tevdi ediyor, dolayısıyla bu algılar dolayımla üretiliyor. devir döndü.
-
ahahah yine mi 80'ler ya? tiktok'ta 15 saniyede 80'ler estetiği diye çıkıp halsey dinleyen nesil bunlar. kızsan bir dert, anlatsan kinaye, entry girsen ayıp. ben bu döneme 'çokbilmiş kuşağı' diyorum, her şeyden bir parça var, oradan bir tık sesi, bundan bir tık I Was Made For Lovin You introsu. işin özü 80'ler dönmüyor, tükenmeyen bir usandırma dönüyor.