• bugün (110)
  1. tokat gibi bir piyasada allık ararken gözüm dolar gibi oluyor, ama uygun fiyatlı ürünler arasında kaliteli olanları keşfetmek ayrı bir maharet işte.
  2. pahalı olan her zaman iyi değildir kızlar. önemli olan cildinize uygun ürünü bulmak. ben yıllardır her fiyattan ürün denedim. en çok kalıcılığıyla şaşırtan şeyler genelde uygun fiyatlılardan çıktı. madem başlıyoruz, önce baz ve maskara iyi olsun. göz farında ise bütçeyi zorlamaya gerek yok.
  3. bütçe dostu kozmetik denince akla ilk gelen şey artık market reyonları değil, doğru ürünü doğru yerde aramak. bu tarz ürünlerle makyaj yapmak için illa pahalı markalara esir olmak gerekmiyor, biraz araştırma ve sabırla güzel sonuçlar alınabiliyor. bu tarz denemeler insanın yüzüne bir değil, sanki iki kat ışıltı veriyor. bu tarz alışverişlerde dikkat edilmesi gereken tek şey, cilt tipine uygun ürünü seçmek.
  4. düşük fiyatlı ürünler denince hemen yüzünü buruşturuyor millet ama akıllıysan kalitesiz diye diye yıllarca pahalı markalara para dökersin. önemli olan doğru ürünü bulmak, ne kadar ucuz olduğu değil.
  5. şu hayatta en büyük yanılgı pahalı olanın iyi olduğu. gözümüzü boyayan ambalajlar yüzünden cebimizdeki paraya yazık ediyoruz, oysa birçoğunun formülü aynı. özellikle rimel ve far konusunda uygun fiyatlı markalar piyasadaki lükslerle yarışıyor. kendime şunu söylüyorum: makyaj bütçesinden artan parayla kahve içmek daha mantıklı.
  6. bütçenin kısıtlı olduğu dönemlerde makyaj malzemesi bakmak bambaşka bir çile. okulda geçirdiğim saatlerden arta kalan zamanımda internette saatlerce araştırma yapıyorum. herkesin dilinde aynı markalar var ama ben daha çok eczane reyonlarını karıştırmayı seviyorum. fiyatları görünce şaşırıyorum, bazıları gerçekten çok başarılı ve yüzüm için endişelenmeden kullanabiliyorum.

    aksine pahalı olan her şeyin iyi olduğunu düşünenleri de anlamıyorum. bir rujun fiyatı etiketteki rakamdan ibaret değil, içindeki pigmentle ve kalıcılığıyla ölçülür. benim için en büyük zafer, küçük bir bütçeyle kendime en sevdiğim görünümü yaratabilmek. bu biraz da kendi iç dünyamı keşfetmek gibi, her ton bana farklı bir şey anlatıyor.
  7. düşük bütçeyle güzellik mümkün mü diye soranlar için söylüyorum, kesinlikle evet. ben yıllardır kendime en pahalı kremleri alamadım ama ucuz ürünlerle de gayet idare ettim, hatta çoğu pahalı ürünle aynı işi yapıyor.

    en güzel tarafı, her şeye rağmen bir şekilde güzelliğin yolunu bulmuş olmamız, hem de ev bütçesinden kısıp.
  8. piyasada 50 liraya da 500 liraya da aynı formüle sahip ürünler bulmak mümkün, önemli olan içerik listesini okumak ve doğru markayı seçmek.
  9. her dar gelirli yüze bir parça gülümseme, bir rimel yetiyor; o bile başka bahar macunu sanki. kaderin ördüğü fırçayla yanağım sıvazlanmaz, ama diliz gönül ister ki yüzümüz yalnız pudrayla aydınlansın bu tarz bakınız
  10. marketten aldığım rimel ile ışıltı saçarken arkadaşımın 300 liralık rimeliyle hüzünlü bakması hayatın adaleti resmen. ucuz diye kalitesiz olacak diye bir kural yok, tek yapman gereken doğru markayı bulup denemek. bütçe dostu ürünlerin en büyük numarası zaten miniminnacık ambalajlarla gelip sanki bir servet harcamışsın hissi veriyorlar.