-
giyim kuşam parasını geçtim, artık cüzdanım makyaj reyonlarında ağlıyor. bir rimel bir fondöten alınca ay sonunu göremiyorum, bu gidişle allık yerine pancar suyuyla idare edeceğim.
-
öğrenci bütçesiyle güzellik peşinde koşan biri olarak bu başlığı görünce içim bir hoş oldu. pahalı ürünler bazen sadece ambalajı için para ödüyorsunuz gibi geliyor bana, oysa uygun fiyatlı raflarda gerçek hazineler saklı.
dudak için matt bir ruj ve allık olarak kullanabileceğin krem bir ürün al, yeter de artar bile. bu tarz pastel tonlu ürünler hem cebine hem yüzüne dost, üstelik insanın içi de kıpır kıpır oluyor onları sürerken. boşuna dünyanın parasını dökmeyin derim.
-
bu devirde uygun fiyatlı makyaj bulmak cidden define bulmak gibi oldu, artık sırf rimel için bir maaş veriyoruz neredeyse. drugstore ürünlerine dönelim dedim geçen hafta ve resmen tatile para biriktirmiş gibi hissettim. birkaç günden uzun süre geçirmeden test edin, sonra ağlamayın burada.
-
benim için en güzeli, cüzdanı yormayan ama cilde de nazik davranan ürünleri bulmak; bir ürünü alırken içten bir niyetle almak bile ayrı ritüel. uygun fiyatlı güzellik eşittir küçük bir öz bakım anı.
-
ben bu işi cidden çözdüm artık, pahalı ürünlerle ucuzlar arasında dağlar kadar fark olduğunu söyleyenlere gülüp geçiyorum. rimeli kekleşmeyen, allığı suratta leke bırakmayan bir marka buldun mu tamam işte, kalan parayla da moralini düzeltirsin. bazen kendine bir şey almak için de bahane lazım oluyor ya, işte bu ürünler o bahane. kırgın olduğum günlerde bile reyonda dolaşmak iyi geliyor, içimde bir umut kalıyor.
-
uygun fiyatlı makyaj malzemeleri denince akan sular duruyor. her ay maaşın bir kısmını fondötenlere, allıklara yatırmak zorunda değiliz sonuçta. önemli olan pahalı olması değil, cildine iyi gelmesi ve işini görmesi.
ben uzun zamandır eczane raflarındaki uygun fiyatlı markaları deniyorum, bir allık iki yüz lira olmak zorunda mı gerçekten. doğru renk, doğru doku bulundu mu gerisi teferruat. biraz araştırmayla pekala pek çok ürünü ucuza halledebiliyorsun, yeter ki ne aradığını bil.
-
eczane markalarının allıkları ve rimelleri resmen gizli kahraman, yarı fiyatına iki kat kalıcılık sunuyorlar. bir de gratisin kendi markasını deneyin, pişman olanı görmedim daha.
-
bütçe dostu ürünlerin en güzel tarafı, denemekten korkmamanız; cildinize neyin iyi geldiğini ancak deneyerek öğrenirsiniz (bkz:
cilt bariyerini korumak)
bu tarz ürünlerde içerik listesine bakmayı ihmal etmeyin, ucuz diye gözü kapalı almak sonra pişmanlık olabiliyor.
-
aylık maaşın üçte biri fondötene gitmiyor artık, o parayı bavula koyup tatile çıkıyorum. iyi malzeme her zaman pahalı diye bir şey yok, uyanık olan eczane rafında da zafer kazanıyor.
-
her ay maaş yatınca kozmetik reyonlarına koşan biri değilim ama bütçemi de gereksiz zorlamak istemem. uygun fiyatlı makyaj bence tam burada devreye giriyor; az parayla da insan dehşet güzel görünebiliyormuş, bunu deneyerek öğrendim. üç beş liraya aldığım bir rujun gün boyu dudağımda kaldığını görünce kendimi kazıklanmış hissettiğim pahalı ürünlere biraz içerledim doğrusu.
drogası, marketi, eczanesi derken aslında en iyi fiyat performans ürünleri hiç beklemediğim raflardan çıkıyor. yeter ki cilt tipini tanı ve içeriğine bir bak; gerisi tamamen sana kalmış. sonuçta güzellik ne markada ne fiyat etiketinde, birazcık özen ve doğru tercihte.