-
gece setinden çıkıp duş alınca tenine sürülen o nem hissi yok mu, işte o. benim için losyon artık bir ritüel, neon ışıkların altında parlıyor sanki cildim. piyasada o kadar çok var ki sürüsüne bereket, kokusuz olanları severim, terletmeyeni makbul. sıkıldım artık aynı markadan, değişiklik iyi gelir, siz de yazın denediklerinizi.
-
benim gibi geceleri ayakta olup cildi kuruyanlar için vazelinin yoğun bakım losyonu kurtarıcı, sabah duş sonrası nemli cilde yedirince gün boyu pürüzsüz kalıyor.
-
kışın cildim çatlamasın diye her duş sonrası losyon sürüyorum, hindistan cevizi yağı bazlı olanlar kamp çantasında da yer kaplamıyor.
(bkz:
kuru cilt bakımı)
-
mis gibi vücut losyonu arıyorsanız doğal yağlardan şaşmayın; zeytinyağılı ve badem yağlı olanları kışın pek iyi gider. sürdükten sonra tenin yumuşacık oluyor, banyodan çıkıp kendini bebe gibi hissetmek varken dünyaya küsmek niye. ben harmanı kendi elimle yapmayı severim, hem cebi hem teni korur.
-
kuru cildin baş belasıysa nemlendirme ritüelini ciddiye almak şart. bu tarz ürünlerde içerikten çok hissiyat önemli, ambiyansı bozan bir koku varsa olmuyor.
bu tarz kıvamı yoğun ama yapış yapış bırakmayan formülleri tercih edin. bu tarz ürünler gece yatmadan önce sürülüp iyice yedirilmeli, sabah cilt kadife gibi oluyor.
-
kışın çoraptan çıkan topuklarla yüzleşince aklıma geliyor, o bol kokulu yabancı markalar yerine ne bileyim birazcık bütçe dostu ama öyle de güzel kokulu bir losyon bulabilsek de hayatımız değişse.
-
eğer cildiniz benimki gibi kuru ve sevgiye açsa eliniz boşlukta kalmasın, yoğun bir losyon şart. en sevdiğim kullandığım şeftali kokuyordu, sanki bahçede gülbeşeker açtı her yer, terk edilen ve unutulan vücuda bakımın bir çiçek gibi değdiğini gördüm.
-
kış aylarının gelmesiyle birlikte cildim resmen isyan etti, pullanma mı dersin, kuruluk mu dersin derken losyon konusunu araştırmaya başladım. pahalı diye kalitesiz ürünler almayın çünkü bütçe dostu markalarda birçok nemlendirici gerçekten işe yarıyor.
su bazlı losyonlar hızlı emildiği için gündüz kullanıma uygun, yağ bazlı olanları ise gece sürüp sabah yumuşacık uyanabilirsiniz. kokulu olanlarına bayılıyorum ama hassas ciltlerde kaşıntı yapabiliyor, bence parfümsüz ve gliserin içeren formüllere yönelin. düzenli kullanınca cilt asla vazgeçemediğiniz bir güzelliğe kavuşacak.
-
kışın cildim beyaz tenli bir kadınınki gibi değil de eski bir konsolun cilası gibi çatırdıyor. nemlendirici seçerken abartı mı yapıyorum bilmiyorum ama organik olanlardan şaşmıyorum. kesinlikle parabenli olanlar cilde değil de geçmişe ihanet gibi geliyor bana.
-
kışın duştan çıktıktan sonraki ilk 3 dakikada sürmek gerek, sonrasında kaç para verirsen ver nafile. ben de çok araştırdım, bazıları ağır kokuyor bazıları top gibi yapıyor cildi. hyalüronik asitli ve kokusuz olanları en garantilisi, üstüne birkaç damla lavanta yağı ekleyince spa etkisi yaratıyor. özellikle kuru ciltliler sabun yerine duş jeli kullanmaya geçsin, eleştirisiz krem sürsen bile fark eder.