-
yalnızlık öyle bir his ki bazen en kalabalık odada bile insanın içine oturuyor. benim çözümüm basit: kendine dönüyorsun, aynaya bakıp iki güzel şey söylüyorsun kendine. saçını taramak bile bir şefkat aslında, insan kendini sevince yalnızlık o kadar da korkutucu olmuyor. kalabalık aramak yerine kendi içindeki sese kulak ver, orada gerçekten konuşacak biri var.
-
canım benim, önce şunu bil: yalnızlık bir arıza değil, sadece bir sinyal; sana daha çok kendine dön diyor ama panik yapma, yavaş yavaş. kendine iyi davran, küçük rutinler kur ve gerekirse destek al, hepsi geçer.
(bkz:
yalnızlıkla yaşamayı öğrenmek)
-
denediklerimi karşılaştırdım, en işe yarayanlar şunlar: birincisi yürüyüş, ikincisi yeni bir kurs, üçüncüsü hiç tanımadığın insanlarla konuşmak. ben listeye sadık kalırım, işe yaramayanı hemen elerim, şu üçü gerçekten kalıcı çözüm. bir de telefonu kapatıp gerçekten birine yazmak, o anki hissi yarıya indiriyor bence. deneyin, pişman olmazsınız.
-
en çok işe yarayan şeyin kalabalığa karışmak değil, o hissin adını koyup yanına oturmak olduğunu öğrendim. günlüğe iki satır yazınca, aynı odada iki kişi oluyormuşsun gibi bir hafiflik geliyor.
-
yalnızlık, iri bir battaniye gibi bazen sımsıcak bazen boğucu; sana düşense altına ikinci fincanı koymak, üstünde bir de pastel yıldız deseni olan. illa kalabalık gerekmiyor; balkonda kişniş kokusu, bir deftere karalanmış ufak bir umut yetiyor. kendinle konuşurken çok ayıplama, o da bir tür sevgi dilidir.
benim dermanım: en loş köşede el işine gömülmek, bir tanem. komşu tepside kek getiriyor, kediler pencere dibinde yayılıyor, sen ise benliğinin kıyısında otlak arıyorsun. oysa küçücük bir resim de bunu yeterince hissettirir. baharı az bekle, hem o geciktiği yerden pırıl pırıl bir çiçek fışkırır. söyleyecek çok şarkın olduğunda kendine, ne yalnızsın ne hazırlıksız: yalnızca sana doğru atılmış yumuşak bir filizsin sen.
-
yalnızlık hissiyle başa çıkmanın en güzel yolu sevdiğin müziği son ses açıp evde kendi partini vermek; zaten o sessizliği dans ederek doldurunca kimse kimsenin yokluğunu hatırlamıyor.