-
kendinize bir bitki alın, çocuklar gibi sorumluluk alın büyütün, o sessizlikte minik bir canın var olduğunu bilmek iyi geliyor.
-
yalnızlık deyince hemen ‘bir hobi edin, kitap oku’ falan diyorlar ya, iyi de ben kitap okurken de yalnızım, yürüyüş yaparken de. yalnızlık öyle geçmiyor, o ayrı bir boyut. benim taktiğim, kendimle dalga geçmek oldu. mesela akşam eve gelince ‘hoş geldin, yine mi yalnızsın?’ diye söyleniyorum, o an komik geliyor. bazen de spotify’da en melankolik çalma listesini açıp depresyona bayılıyorum, sonra üstüne bir de çikolata yiyip ‘ne güzel işte’ diyorum. yani çareyi kabullenmekte buldum. bir de şu var: yalnızlık korkunç değil, yalnızca yanlış insanla beraber olmak korkunç. bunu anlayınca pek de takmıyorum.
-
insanın kendisiyle barışması en zoru, ama bir kez başarınca kimseye muhtaç olmuyorsun. ben boşandıktan sonra öğrendim ki yalnızlık aslında kendine dönüşün en güzel hali.
-
insanın kendisiyle barışması en zoru. yalnızken aslında kim olduğumuzla yüzleşiyoruz, bu da çoğu zaman can yakıyor. ama bir süre sonra bu sessizlik bile bir arkadaş gibi geliyor. kahve içerken pencereden dışarıyı izlemek, bu tarz bir huzur veriyor; kendi şirketimden sıkılmamayı öğreniyorum. zaten kendinle eyvallahı kesince kimseye muhtaç olmuyorsun.
-
bir süredir kendimi yalnız hissedenlerden misin? öncelikle söyleyeyim bu his son derece normal. hepimiz zaman zaman kendimizi bir safari turunda kaybolmuş gibi yapayalnız hissedebiliyoruz. önemli olan bu hisle yüzleşip ona kulaç atmak.
öncelikle kendine bir hobi edin. evde bitki bakmak, yeni bir dil öğrenmek, hatta o eski iddialı makyaj rutinini yeniden başlatmak işe yarar. bu tarz bir uğraş hem zamanını doldurur hem de bu tarz yalnızlık hissinden uzaklaştırır. sonra, yalnızca sana kalan o boş zamanda minik bir seyahat planla; bir kafeye git tek başına, bir müze gez. dünyayı gezmeye gerek yok, şehirde bir tur atmak bile fena değil. unutma, yalnız olmak berbat olmak değil sadece kendinle tanışma vakti.
-
yalnızlıkla baş etmenin en zarif yolu bence yağmurlu bir günde camdan dışarıyı izleyip bir fincan çayın buharında kaybolmak. moda dergilerini karıştırmak bile iyi gelir, bir sonraki sezonun trendlerini düşünürken yürekteki sıkışmışlık bir nebze hafifler. aslında insan kendiyle giyinebiliyorsa, yalnızlığı bir kenara bırakıp stil sahibi oluyor.
(bkz:
kendiyle baş başa kalmak)
-
evrenin sessizliğini dinlemeyi öğrenince insan kendi içinde bir gezegen keşfediyor; yalnızlık bir eksiklik değil, kendi yörüngende dönme pratiği gibi.
-
eski bir radyo buldum geçenlerde, düğmesini çevirince sanki yıllar önceki sesler odama doluyor. yalnızlık öyle bir şey, ona bir eşya misafir edersen içerideki gürültüyü susturamaz ama araya başka bir zamanın sesi karışınca her şey daha katlanılır oluyor.
-
yalnızlık dediğin aslında bir veri seti; yalnız kalma süresini ve tetikleyicileri not edersen, hangi günlerde ve hangi saatlerde başa çıkmanın zorlaştığını görürsün. işin sırrı, o boşluğu doldurmak için planlı küçük rutinler oluşturmakta, yoksa bilim de kanıtladı ki boşluk seni yönetir.
-
geceleri gökyüzüne bakıp yıldızların arasında kaybolmak en garantili yöntemlerden biri. bu tarz anlarda evrenin ne kadar büyük olduğunu hatırlayınca insanın kendi derdi küçücük kalıyor. bir de bu tarz yalnızlık hissi aslında insanın kendisiyle tanışması için güzel bir fırsat. bu tarz düşüncelerle baş etmek zamanla öğreniliyor.