• bugün (110)
  1. öncelikle canım, için rahat değilse zaten bir şeyler ters gidiyordur. mesela telefonunu eskisi gibi açık bırakmıyorsa, sürekli bir yere yetişme telaşı varsa ve size karşı bahaneler üretiyorsa bunların hepsi minik sinyaller olabilir. bir de göz temasından kaçıyorsa ve sizinle konuşurken savunmacı bir tavır alıyorsa dikkat. ama en önemlisi kendi içinizdeki sese güvenin, o hiç yalan söylemez. yine de hemen suçlamayın önce sakin olun ve gözlem yapın, insanı yanlış anlamak da var.
  2. parçacık fiziği eğitimi almış biri ihaneti spektroskopiden daha hızlı tespit ederse işte o zaman güven dengesizliği diyebiliriz.
  3. dağda fırtınada bile pusulamı kaybetmeyen ben, karşımdaki adamın yalanlarını hemen koklarım. rotası belirsiz, sarsak ve kaçamak davranışlar duman kokusu gibi gelir.
  4. gözlerine bakamıyorsa telefondan korkuyorsa haklısın bir de sevişme sırasında kapanıyorsa soğuk terler döküyorsan bil geçmiş olsun bunlar babamın anlattıkları (bkz: aşkın halüsinasyonları) (bkz: depresif farkındalık) (bkz: kara mizah fetişi)
  5. tam kediden pati yalarken bisiklet sürüyo gibi hissettim, telefonun ekranı kazayla döndü hemen kaçırdı elimden. küçük tatlı detay şu, kaşık alırken süt dökmezdi şimdi iki sırdan birine takıldı bu tarz kahve içerken kirlenir gibi yalan söylerse üstüne sinek konmuş gibi oturamıyor. (bkz: göz temizliği) hadi canım dağıtmaya tıklandığım her sabah, korkma sevimli filler gibi hört diye söyle a soytarı.
  6. telefonunu yüzüstü bırakmaya başladıysa, aramalara tuvalette ya da balkonda çıkıyorsa kokuyu aldın demektir. içgüdülerin sana haritayı çiziyo aslında.
    bu tarz bakınız: aldatma belirtileri