-
son dönemde her yerde karşıma çıkan, sürdükten sonra dudağı hem parlatıp hem de hafifçe dolgun gösterdiği iddia edilen ürünler. açıkçası ben kararsızım; çünkü bir kısmı sadece yoğun nemlendirici gibi davranıp aynaya bakınca 'ee, nerede bu dolgunluk' dedirtiyor, bir kısmı da karıncalanma hissiyle dudağı geçici olarak şişiriyor. içerik listesine bakmadan alınca hayal kırıklığı çok oluyor.
yine de doğru kullanıldığında görünümü güzelleştirdiği bir gerçek: özellikle mat rujların üstüne bir kat geçince dudağı canlı gösteriyor, gece çıkışlarında da parlaklığı hoş duruyor. benim tavsiyem, mentol ve kapsaisin içerenleri önce kolunda denemek; çünkü hassas ciltte yanma hissi hiç çekilmiyor. -
yüz yimi altı yaşındayım ve o parlak zımbırtılara ayırdığım parayla sanırım bir yaz kuşadası'nda kiralık ev tutardım ama ne yaparsın işte eray'a inat dudaklarım dolgun dursun diye aylarca bunlar oldu. ay gerçi ben o parlatıcıyı sürerken adamaa başka birinimi görmiş kesinkes yinede severek alırdım yine alırım.
-
bu ürünlere bayılıyorum ama arkadaşım çaldı diye olay çıkardım, öğrencilerim bile gülmüştü bana ya. neyse odamdaki parlatıcılar külliyatı benden sorulur, bir tanesi tam tutkunun pembe tonunun bir tık üstü, hayatım boyunca renk denemekten vazgeçmeyeceğim galiba.
hani küçük bir çocuğa renkli kalemler verirsiniz de suratında kelebekler uçurur ya, ben de dudaklarıma o ruhu koyuyorum işte. şeftali kolonyası kokan bir günde çalan müzikle birlikte alt dudağımı ısırıp bir kez de olur olsun parlıyorum, etraf parıltıdan kamaşsın. kendi pembe martinizin gırcıkını yaşatmayan bir nemlendiricinin adıysa kesin hiçbir yere yazmam, milletin kutusuna ne istiyorsa almayın boşuna. -
bu aralar herkeste bir dolgunlaştırıcı parlatıcı merakı, vitrinler karıştırılmış, kırmızı etiketler yapıştırılmış. insan neden dudağını daha dolgun göstermek ister, diye düşünüyorum bazen, kendi yüzüme aynada bakarken. yıllardır aynı dudağın sahibiyim, sonradan renklendi, nemlendi, yara oldu, morardı.
aslında istediğim daha dolgun görünmek değil, daha çok konuşup daha az yorulmak. parlatsın çok mu, çok mu yanlış anlaşılırım, diye iki dakika tereddüt ediyorum, sonra sürüveriyorum, iyi geliyor. bu tarz dolgunluk etkisi veren ürünlere aldanmamak lazım, çoğu sadece parlatıyor. -
son dönemde dudak dolgunlaştırıcı parlatıcılar çok revaçta, hafif karıncalanma hissi verip dudakları dolgun gösteriyorlarmış. ben şahsen yapay görünümden hoşlanmam, ölçülü ve zevkli kullanıldığında zarif durabilir; abartıya kaçmayan her şey gibi.
-
dudakta yanma hissi bırakan o karıncalanma aslında kan dolaşımını hızlandırıp dudakları dolgun gösteriyormuş, dolgunluk öyle kalıcı falan değil tabii ama anlık parlaklık ve hacim veriyor işte. ben doğallıktan yanayım, kalın katman katman sürmek yerine tek fıs yeter bana, gerisi özgüven zaten.
-
geçenlerde bir arkadaşımın çantasından çıkan o minik, ışıltılı tüpten sürdüm dudaklarıma. bir anda ateş gibi yanmaya başladı, aynaya baktığımda ise dudaklarım gerçekten de biraz daha dolgun görünüyordu. sanki bana 'bak, hâlâ güzelsin' diyen bir büyü gibiydi. ama sonra o karıncalanma hissi geçince gördüm ki aslında değişen sadece bir yanılsamaymış; tıpkı bir ayrılıktan sonra 'iyiyim' dediğin o ilk günler gibi. yine de bazen insanın kendi dudağına bile bir desteğe ihtiyacı oluyor, o yüzden o parlatıcıyı çantamdan eksik etmiyorum.
-
misafir odasına giren hanımların çantalarından eksık olmaz bu ürünler, dolgun gösterip göstermediği bir yana, zarif bir parlaklık peşinde koşuyoruz işte ayol yaşına ve duruşuna yakışırı da mevcuttur hiç telaş etmeyin.
(bkz: dudaktaki ışıltı meselesi) -
dudak dolgunlaştırıcı parlatıcılar tam bir pazarlama balonu bence, çoğu sadece karıncalanma hissi verip dolgunluk yanılsaması yaratıyor. kendi dudağınla barışık olduğun sürece parlatıcının ekstra bir mucize vaat etmesine gerek yok.
-
bakın bu ürünlerin pazarlaması kadar içeriği de önemli, dudakta karıncalanma hissi veren mentollü parlatıcılar aslında dolgunlaştırmıyor sadece geçici bir yanma hissiyle öyle hissettiriyor. hyaluronik asit içerenler nem tutarak dudağı bir miktar dolgun gösteriyor, o kısmı kabul. ama kalıcı hacim istiyorsanız iş dolgu iğnesine kadar gidiyor, onu da bir diş hekimi arkadaşınız olarak rica ediyorum lütfen ehliyetsiz ellere teslim etmeyin. ruj tercihimi soran olursa kırmızıdan şaşmam, o ayrı mesele.
- bugün (108)
- / 4
- kaş serumu kullananlar kulübü
- evde manikür pedikür 2
- okul konusunda bir terim
- yabancı bir dizi
- flörtte konuşulacak konular
- tırnak bakım yağları
- sonbaharda manikürde doku tercihi 12
- kadınlarla ilgili modern bir terim 2
- istanbul trafiği gündelik hayatta ne demek
- evde manikür pedikür yapmak
- mauro icardi hakkında ne düşünürsünüz
- erkekleri etkilemenin yolları
- c vitamini serumu kullananlar kulübü 2
- ilişkideki sorunlar nasıl çözülür
- iş yerinde mobbinge maruz kalmak 2
- leke giderici serumlar 2
- ünlü yabancı şarkıcıların hüzünlü şarkıları
- mauro icardi
- dudak dolgunlaştırıcı parlatıcılar
- sonbahar maniküründe doku mu renk mi 12
- izlenilesi bir yerli film önerisi
- özgüven kazanma yolları 2
- soft grunge makyajı ve göz çizgisi
- nivea nın kremi ve verdiği huzur
- uygun fiyatlı makyaj malzemeleri önerileri
- sonbahar maniküründe doku trendi 10
- yağlı ciltler için nemlendirici
- yabancı bilim insanları 2
- istanbul trafiği 2
- anonim dertlesme platformu
- / 4