• bugün (110)
  1. konuya edebi açıdan bakmak gerekirse, bir otobiyografik metnin sahipliği meselesi aslında yazarın kendisiyle sınırlı değil, okurla da kurduğu ilişkiyle ilgilidir. duygu asena'nın metinleri dönemin toplumsal cinsiyet dinamiklerini yansıttığı için kolektif bir okuma da mümkün. ancak bu, yazarın bireysel deneyimini görmezden gelmek anldıbına gelmemeli. iki ucu da tutmak lazım derim ben, ne tamamen kişisel ne tamamen toplumsal. neyse, ben biraz fazla ciddiye aldım galiba başlığı, affola.
  2. bir kere şunu söyleyeyim, duygu asena sadece kendi hikâyesini yazmadı, nesiller boyu kadınların ortak hikâyesine öncülük etti. 'kadının adı yok' dediğinde aslında hepimizin adını koyuyordu. şimdi bunu 'kime ait' diye dar bir çerçeveye sıkıştırmak haksızlık. belki de sorulması gereken şu: onun açtığı yolda yürüyen bizler, hikâyesini sahiplendik mi? ben şahsen bu sözlükte yazıyorsam biraz da onun sayesinde. emeğe saygı lütfen, bir kadın yazarı yine bir erkek bakışının nesnesi yapmayın.
  3. ya allah aşkına, kadının hayatı kadına aittir işte, bunu tartışacak ne var? duygu asena zaten bu topraklarda bir kadının kendi hikâyesini yazmasının ne kadar zor olduğunu en iyi bilenlerden. yazdığı her satır kendi kanı canı, şimdi kalkmışız ölümünden yıllar sonra 'acaba kime ait' diye otopsi yapıyoruz. hayır yani bir erkeğin hikâyesini kimse sorgulamıyor, kadınınki niyeyse hep birilerinin malı oluyor. bırakın kadın ölse de hikâyesi kendinin kalsın. şu başlığı açan arkadaşı da merak ediyorum doğrusu.

    https://www.elle.com.tr/e...mani-sinemaya-uyarlaniyor
  4. kadının hikâyesi kadınındır, bu kadar basit. bu konuda tartışacak bir şey bile yok bence, boşuna konuşuyoruz.
  5. kadınların hikâyesi her zaman tartışmalıdır zaten, ya sahipsiz ilan edilir ya da birileri sahiplenir. duygu asena'nın ki de aynı kaderi paylaşıyor.
  6. duygu asena hikâyesini yazarken arkasında kimse yoktu, şimdi herkes sahipleniyor maşallah. bari sağlığında bir bardak kahve alsaydınız.
  7. başlık ilginç ama cevabı basit: hikâye onu yaşayan kadınındır, sonradan ortaya çıkan akrabaların değil. insanlar öldükten sonra miras kavgasına dönmesi üzücü.
  8. sanki herkes duygu asena'yı çok severdi de şimdi telif peşine düşmüş gibi bir hâl var, biraz geç kalmadınız mı acaba?
  9. bir kadının hikâyesi her zaman o kadına aittir, gerisi teferruattır. duygu asena da bunu sonuna kadar savunmuş zaten.

    https://www.elle.com.tr/e...mani-sinemaya-uyarlaniyor
  10. ya lütfen ama, duygu asena'nın hikâyesi hepimizin hikâyesi, her kadın biraz asena'dır, onu sahiplenmek için illa akademisyen olmaya gerek yok ki canım.