-
içini dökmek zayıflık değil, yükü paylaşmaya cesaret etmektir; ama şunu da unutmayın, dinleyenin kim olduğu en az anlatmak kadar önemli.
-
içinizde biriken ne varsa sessizce bile olsa paylaşın; anlatmak yükü hafifletir, insanı ferahlatır. yargılanmadan dinlenen bir kulak bile bazen ilaçtan daha iyi gelir.
-
içini dökmek istiyorsan gel, ben zaten ajansın tuvaletinde ağlıyorum, iki laf ederiz.
-
bazen en yakın arkadaşına bile söyleyemediğini buraya yazıyorsun ve bir bakıyorsun on kişi 'aynen ben de' diye cevap vermiş, insan o an yalnız olmadığını anlıyor.
yaz güzelim dök içini, tutmak insanı hasta ediyor, burası bunun için var.
-
bugün sabah kahvemi alıp camdan dışarı baktım, aklıma eski sevgilim geldi ve durup durup yazmak istedim. hani böyle bir derdin yok ama yazmazsan içinde birikiyor ya, aynen öyle. hepimizin içi kutu kadar, bazen doluyor dökemeyince patlıyor. o yüzden dök gitsin, okuyan da olur okumayan da.
-
bu başlık gerçekten de tam yerinde bir başlık olmuş. içini dökmek isteyip de yıllarca susan, üstünü örten, 'aman şimdi konuşmayayım' deyip kendini geriye iten o kadar çok kadın var ki. bazen konuşmaya başlamak için biraz cesaret, biraz da kendine güvenen bir karşılık gerekiyor. bence asıl mesele derdini paylaşmaktan korkan korkaklık değil, dinlenmeyeceğini biliyor olmak.
akan her şey dışarı açılır, tıkanan hiçbir yol uzun süre kapalı kalmaz. yeter ki durup nefes alın ve o adımı atın. bu platformda birbirine içini döken, birbirini anlayan ve destekleyen hemcinslerimizin olması da hep ayrı bir güç kaynağı.
-
içini dökmek isteyen kadınlar için sözlük, kimi zaman bir günlükten daha sessiz, kimi zaman bir dost meclisinden daha derin bir yer oluyor şekerim.
-
iki satır yazayım diyorsun ama sonra bir bakıyorsun ki koca bir destan olmuş, anlatsan da için rahatlamıyor sanki sadece biri dinlesin istiyorsun.
-
herkesin bir dinleyeni olmalı ama bazen en iyi dinleyen kendimiz oluyoruz. kadınlar olarak içimizde tuttuğumuz o kelimeler, söylenmemiş cümleler bir süre sonra ağırlaşıyor. bir defter, bir ses kaydı, hatta yürüyüşte kendine söylenen sözler; hepsi birer boşaltma kanalı.
kimseye ihtiyaç duymadan kendi içini dökebilmek de bir güç aslında. başkasının onayına bağlı kalmadan yazmak, konuşmak, hissetmek; kendi sesini duy manın en zarif yolu. zaten kendini bilen kadının sözcükleri kimseden destek bekleyen sözcükler olmuyor.
-
kızlar bugün moda haftasında bir arkadaşım anlattı, o kadar dolu ki içi, oturup konuşacak birini arıyor.
(bkz:
derdini paylaş)