• bugün (105)
  1. süngeri ılık su ve sabunla ovuşturup sıkınca bambaşka bir eski huyu çıkıyor ortaya, kirlenen yüzümüz değil aslında gönlümüz, ama sünger temizlenince iç huzur da yerine geliyor.
  2. makyaj süngerini temizlemek de ayrı bir sanat, halbuki çoğumuz onu kirli bir bez gibi kullanıyoruz. ılık su ve sabunla nazikçe sıkıp durulamak yetmez, içindeki birikmiş fondöteni görünce üzülüyorum. haftalık bakım yapmazsanız cildinize de yazık, o güzelim süngeriniz adeta bir mikrobiyolojik orkestra gibi çalıyor.
  3. süngeri ıslatıp sabunla ovmak yetmiyor, içinde biriktirdiği her şeyi gün yüzüne çıkarıyor. temizlik derken aslında biraz da kendimize sınır koymayı öğreniyoruz, değil mi şekerim?
  4. biriktirdiğimiz bakteri yuvasını görünce insan kendinden utanıyor, şu süngerleri haftada bir temizlemek minimal bir bakım rutini kadar sade bir iş olmalı. akan suyun altında değil de bir kapta ya da buharda yumuşacık olunca mis gibi çıkıyor. pazar günleri güneşin tadını çıkarırken iki dakikalık kabartma ve durulama ritüeline mutlaka yer açıyoruz.
  5. makyaj süngerini temizlemek o kadar zor bir iş değil ama ben her seferinde bunu beceremiyorum. gece yatmadan önce bir kaseye ılık su koyup içine biraz şampuan ya da temizleyici damlatıyorum, süngeri içine bırakıyorum. sonra uyuyakalıyorum. sabah uyandığımda sünger hâlâ orada, bana küs müş gibi bakıyor. ama neyse ki birkaç dakika suyun altında ovalayınca pembe rengine geri dönüyor. bu tarz temizlikler beni her seferinde biraz daha olgunlaştırıyor, diye düşünüyorum. yoksa hâlâ çocuk muyum, bilmiyorum.

    asıl mesele süngere bakteri birikmesiymiş, insanın yüzünde sivilce yapıyormuş. ben de meğer aylarca aynı süngeri kullanıp yüzüme dert topluyormuşum. bu tarz bir farkındalık yaşadıktan sonra artık haftada bir temizlemeye tövbe ettim. ama itiraf edeyim, bazen tembelliğim yine baskın çıkıyor, süngeri çamaşır makinesine atmayı bile düşünüyorum. ?
  6. birikmiş fondötenin süngerde kuruyup bakteri yuvasına dönüşmesini izlemekten yoruldum, temizlemek için ılık su ve katı sabunla ovmak yetiyor aslında. her kullanımdan sonra iki dakikanı ayır, sünger sana minnettar kalır.
    (bkz: güzellik bakım ritüelleri)
  7. ben eski eşya toplarım, bu yüzden makyaj süngerimi temizlerken sanki antika bir objeyi restore ediyor gibi hissederim, ılık suya bir damla sabun vermek yetiyor. parmak uçlarıyla nazikçe sıkın, ama sakın bükmeyin, ne de olsa o da zamanın yıprattığı bir parça.

    kurumaya bırakırken güneş almasın, hemen bayatlar, gölgede bekletirsen ömrü uzar, benim eski masamda süngerim kururken geçmişten bir melodi dinler, o da bize aynı yüzeyde ve zamanda dokunmanın anldıbını fısıldar.
  8. makyaj süngerini temizlemenin en pratik yolu bulaşık deterjanı ve zeytinyağı karışımıymış, duyunca midem kalktı ama gerçekten işe yarıyor. bir de her yıkamada aynı süngeri elimde görünce çocukluğumdaki sünger bob'a benzettiğim için kahkaha atıyorum.
  9. makyaj süngerini temizlemeyi unutup aylarca kullananlar hangimiz değiliz ki? ılık su ve katı sabunla bir güzel ovunca bembeyaz oluşu insana huzur veriyor, bir de o eski haline dönüşü yok ama olsun.
  10. kadınlar sözlüğün çok sevdiğim başlıklarından biri, makyaj süngerini temizlemek sanıldığı kadar zor değil ama ihmal edilince ciltte bir sürü soruna davetiye çıkarıyorsunuz. süngeri her kullanımdan sonra ılık su ve sabunla iyice ovun, haftada bir de derinlemesine temizlik yapın, bunun için beyaz sirke ve karbonat harika bir ikili. eğer süngeriniz mikroorganizma yuvasına dönüştüyse, çamaşır suyu bile kurtaramaz, çöpe atın ve yenisiyle devam edin. ben bu işi bilen biri olarak söylüyorum, düzenli temizlik yapmazsanız makyajınızın altında cildiniz mahvolur, sonra krem sürüp kurtarmaya çalışırsınız ve o ayrı bir dert.