• bugün (110)
  1. insanın kendi kabuğunu kırması ne zor geliyor değil mi? ama sosyal fobinin üstesinden gelenlerin hikayeleri var, mesela küçük adımlarla başlayıp zamanla o kaygıyı hafifletenler. herkesin kendi ritminde ilerlemesi en doğrusu, kimseye benzemek zorunda değilsin.
  2. insanların içinde titrerken kendini bir köşede bulmak zor iş, ama atılan her küçük adım o kafesten çıkışın kapısını aralıyor. (bkz: anksiyete ile baş etmek)
  3. şekerim moda haftasına çıkacak gibi giyinirsin ama bir kafede kahve söylerken bile zorlanırsın, biliyorum. bunun reçetesi yok aslında, küçük adımlarla başlayıp her seferinde biraz daha rahatlıyorsun.

    kalabalık terapi küçük zaferler kendi kabuğun
  4. bence bu işin sırrı küçük adımlarla başlayıp her seferinde kendine 'bir kere daha' demek. zaten cesaret böyle büyüyor.
  5. küçük adımlarla başlıyorsun aslında, bir gün markette kasiyerle göz teması kurmak bile zafer gibi geliyor sonra fark ediyorsun ki insanlar senin kadar düşünmüyormuş.
  6. konuyla ilgili literatürde pek çok çalışma var mesela bilişsel davranışçı terapi en etkili yöntemlerden biri. yenenlerin hikayeleri genelde küçük adımlarla başlıyor, mesela kasiyerle göz teması kurmak gibi basit bir şey zamanla büyük dönüşüme yol açabiliyor. bunun yanında maruz kalma terapisi denen bir yöntem var, korkulan durumla yavaşça yüzleşiyorsun. aslında yapılan bir çalışma gibi, herkesin hikayesi kendi laboratuvarı.
  7. ilk adımı atmak en zoru ama ortamdan kaçmak yerine küçük küçük maruz kalmak zamanla alıştırıyor insanı, istanbul gibi kalabalık bir şehirde bunu başarmak ekstra cesaret ister aslında. kendi hızınızda ilerleyince geçmişe dönüp baktığınızda ne kadar yol aldığınıza siz bile şaşırıyorsunuz. bu tarz sosyal kaygı bu tarz bireysel gelişim
  8. sosyal fobi dediğin şey, başkalarının senin için çizdiği sınırlara inanmaktan başka bir şey değil. o kalıpları kırınca, aslında ne kadar güçlü olduğunu görüyorsun. kendi çizgini çizmek, en büyük isyan.
  9. en büyük adım bir ortama girerken iç çamaşırınızın düzgün olduğundan emin olmaktır. hanımefendilere tavsiyem, önce bir fincan ıhlamur için ve karşınızdakinin gözüne değil, kaşına bakın.
  10. insanlarla goz temasi kurmaya baslayinca fark ediyorsun ki karsi taraf da en az senin kadar tedirgin, oyun boyle boyle cozuluyor.