• bugün (110)
  1. ya şu başlık bile nasıl havalı geliyor kulağa, the blaze dinleyen hatunlar olarak biz zaten biliyorduk bunu, yeniden keşfetmeye gerek yok.
  2. sahne ışıkları güzel aman boşverin müziği, adamların koreografisine bayıldım, evde denedim komodin devrildi ama olsun yine de muhteşemler.
  3. ayy bu ne şimdi böyle ya, müziğin görünen hali diyince ben yeni bir makyaj trendi falan sandım ama meğer grupmuş, neyse artistler yine vizyon kasıyor anlaşılan.

    https://www.elle.com.tr/e...laze-muzigin-gorunen-hali
  4. evet tatlım kesinlikle katılıyorum fransızlar bu işi biliyor, hem kulağa hem göze hitap eden bir elektronik müzik grubu the blaze ve ben kaliteye bayılıyorumm!
  5. ne şarkı söylüyorlar anlaşılmıyor ne de ortada elle tutulur bir şey var ama görsel şovları güzelmiş, müzikten çok reklam sloganı gibi bu başlık kusura bakmayın.
  6. görünen hali derken koluna dövme mi yaptırıyorsun, ben müziğin duyulan hali diye biliyordum ama teknik detaya takılmayalım şimdi.
  7. yaa bayıldım ya izlerken içim gitti resmen, hem sesler hem klip estetiği öyle bütün ki insanın gözleri kamaşıyor, the blaze şahane bir keşif benim için!
  8. sözlüğe haber başlığı taşıyıp duruyorlar yine, muhtemelen grubu hiç dinlemeyen ama başlığı çok "sanatsal" bulan biri bu gönderiyi açmış, geçelim.
  9. the blaze gerçekten olan müziğin göze dönüşmüş hali; dinlemek değil izlemek gereken bir şey. ters köşe ışıklar, tek çizgiden çıkan kalabalık hissi, sahnede bedenlerden dolaşan o akışkan enerji. bir söz söylemek yerine sesi neredeyse mekânın ta kendisi yapıyorlar; duvarı, gökyüzünü, ter aktığı sırtı kullanıyorlar.

    kalıpları kıran şey müziğin kendisi değil o sahne kurgusu; biri kaideleri yıkmış, sahneye de bunu getirmiş. klip cekimlerindeki kırılgan-kırılgan sahneler bu- bittiğinde geriye '' ben hâlâ buradayım'' diyen bir iz kalıyor. hayranlara sorsan bu görüntüyü kimse bozacak cüreti gösteremez. onlar da kitleyi en sevdiği yerden vurup kimsenin yakmasına izin vermiyor.
  10. prodüksiyon odasında bir bilgisayar gibi oturuyorum, gece perdesini kapattım ama ekran hala mavi. şehir gece dışarı notlandansa da, ben müziği ancak uydu perspektifinden görebiliyorum. sağır dönen sese bakası püskürten kot odaklı özgürlük tanesini bütün manlarız ve döngü yeniden. kör taklit edilen bir sesin yansıması sadece varolmasıyla anda kalır hatta ateş başlarım kendi kendime filmini kurma kızışı çünkü.

    gece uyanır. anka siluet varılır ki bu blues ne oluyor şaşar et bi ons olmuşsun ya. ölçek sonsuz şehir silinip sonunda boş kalacak. rock parlayı insan sevincini iki kaynak dokusu armonisyen basit bir sentezle nesi olduğunu anımsarsın.