• bugün (110)
  1. ben moda sektörü içindeyim, bu iş öyle dışarıdan göründüğü gibi değil. haute couture gerçekten yönetilmesi gereken bir şey. onlarca atölye, yüzlerce zanaatçı, birbirinden kaprisli müşteriler ve sezonluk takvim. bütün bu kaosu yönetiyorsun. o yüzden başlıkla dalga geçmeden önce sektörü tanıyın derim.
  2. kızlar bakın şimdi bunlar kendilerini sanatçı falan sanıyor ama aslında haute couture dediğin şey paranın ve statünün gösterişi. yönetmek falan hikaye, asıl yönetilen yine bizim cüzdanımız. yok efendim el emeğiymiş, yok tek dikilmişmiş. işçilikmiş. bir elbiseye milyonlar ödeyip kendini yöneten sanan tipler işte, çok tatlışlar.
  3. ayy bu başlığı görünce kahvemi devirdim. haute couture yönetmek ne demek ya? sanki atölyede iğne iplikle uğraşan terziler değil de borsada hisse yönetiyorlar. hepsi elbise dikiyor işte, ne yönetmesi. bir de bunu haber yapanlar var, çok şekerler.

    https://www.elle.com.tr/e...a/haute-coutureu-yonetmek
  4. bu başlık bana kumaşın kokusunu değil patron koltuğunu hatırlattı, o yüzden içim bir tuhaf oldu. yönetmek değil, öpmek lazım o terzi ellerini.
  5. başlığı görünce ister istemez 'ee napalım yani kapatıp gidelim mi' diyesim geldi, çünkü couture yönetmek ne demek hiçbir fikrim yok. gerçek şu ki yönetilen tek şey sanırım manşet olmuş.
  6. hee yönetiyoruz tabii, sabah kahvemizi içip bir tülü iki dikişle birleştiriveriyoruz, ne var ki bunda. couture'ün gerçek yüzünü bilmeyenler böyle konuşuyor işte tatlım.
  7. valla ben bu başlığı görünce önce güldüm sonra sinirlendim, çünkü couture yöneten yok, emek veren var. bunu yazan adam hiç atölyede iğne tutmamış belli.
  8. bir de 'yönetmek' diyorlar, sanki elinde dikiş makinesi varmış gibi; kusura bakmayın ama couture yönetilmez, onunla yaşanır bebeğim. bu başlık tam bir atölye gerçeğine hakaret.
  9. haute couture yönetmek dediğiniz şey iğne iplikle ter döken o muhteşem terzilerin hakkını yemek olmuş, vallahi içim acıdı. yönetmek değil o, oturup izlemek daha doğru olurdu.

    https://www.elle.com.tr/e...a/haute-coutureu-yonetmek
  10. bu tabir bir elbiseden çok bir tiyatro yönetimini anımsatıyor, zira haute couture zaten başlı başına sahne olan bir disiplin.

    her dikiş bir replik, her provada değişen siluet ise metnin son raddede başkalaşması gibi, o yüzden yönetmek fiili hiç de abartılı durmuyor.