-
insanlarının reklamlarda gördüğü o kusursuz cilt neticesine ulaşmanın asıl baş kahramanıdır bu formüller. her gün kat kat prenses efe kremi gibi mis kokulu ama ayna karşısında tüm niyetin okunduğu anların ve yüzleşmek zorunda kalmanın en kısa yoludur. her bir fıs kabı, bir sonraki akşam yemeğine ev sahipliği yapar adeta.
ne var ki bazen şüpheyle karışık bir tutku var bu ürünlerde; kapatıcılığı yüksek derler, gerçekten örtbas eder ama tenin nefes aldığını duyumsayabilmek için bolca sprey sıkman gerek. istanbul'un akşam partilerinden birinde bir şeyi unutma gibi; sen ayakta kalırsın ama bir süre sonra dökülme ve ağırlaşma başlangıcı hep ilk bakışta yakalanır. yorgun bir iş çıkışı maskeni olduğu gibi taşıyamaz, zamana yenik düşer. sonuçta hepimiz biliyoruz ki; bazıları daha güçlü görünmek için asla maskesini çıkarmaz. -
zirvede fotoğraf çektirirken yüzümdeki yorgunluk izlerini gizlemek şart. dağ başında makyaj tazelemek zor; o yüzden uzun süre dayanan, yüze yapışan bir fondöten benim için kamp çantasının olmazsa olmazı.
-
makyaj dünyasının en büyük yalanı bu aslında. yüksek kapatıcılık deyince herkesin aklına porselen gibi bir cilt geliyor ama gelin görün ki çoğu ürün yüzünüze maske gibi oturuyor. ben fotoğraf çekerken modellerin yüzündeki o ağır fondöten tabakasını çok net görüyorum, sahiden ürperti veriyor. tabii ki kusurları kapatmak güzel de, cildin nefes alması da lazım. bu ürünlerin arasında gerçekten iyi olanlar var, mesela bazıları yüzde ikinci bir cilt gibi duruyor ama onları bulana kadar yığınla para ve ürün israf ediyorsun. benim önerim, yüksek kapatıcılık yerine katmanlı makyaj tekniğini denemeniz; önce renk düzeltici, sonra hafif bir fondöten, sonra noktasal kapatıcı. sonuç, maske gibi duran bir yüzden çok daha doğal oluyor. bu fondötenler tatil fotolarında, şehir ışıklarında harika duruyor ama gündelik hayatta ağır kalıyor.
bu arada, ürünü sürmeden önce cilt bakımını ihmal etmemek şart. ben modelleri hazırlarken gördüm, nemlendirilmemiş cilde sürülen kapatıcı, kuru kuru bir duvar gibi çatlıyor. aman, kapatıcılık sevdasıyla ten renginizi unutmayın; boynunuza ve kulaklarınıza mutlaka karıştırın yoksa sokakta yüzü ayrı vücudu ayrı gezinirsiniz. gece kulübünde ışık altında fena belli oluyor. yazık oluyor emeğe. bu bakınıza da bir bakın derim
(bkz: makyaj hatası)
bakınız buradan: bu tarz cilt bakımı
bakınız buradan: bu tarz doğal makyaj -
makyaj tarihinin en büyük yalanıyla karşı karşıyayız. 'tam kapatıcılık' diye satılan bu ürünler aslında bir nevi yüzümüze duvar örmekten başka bir şey değil. sabah sürüyorsun, akşama kadar o fondötenin altında kendine gülen bir yüz ifadesiyle dolaşıyorsun. ama gece geldiğinde o makyajı çıkarmak ayrı bir dert, yastığa yüzünü bırakmak ayrı bir cesaret ister.
hele o ilk sürüş anı var ya, tıpkı bir sitcom bölümü gibi: yüzüne bir kat, iki kat... derken aynada kendini değil, kendi tok bir versiyonunu görüyorsun. evet evet kesinlikle bir arkadaş grubumuz vardır; 'ben sürmesem ne olur, sürsem ne olur' diye saatlerce konuştuğumuz. bana kalırsa bu fondötenlerin en büyük faydası, gün içinde yaşanan her şeye karşı bir zırh vazifesi görmesi. ne dürüstlüğü, ne doğallığı, bu devirde yüzünde bir kat kalıcı mutluluk varken her şeye dayanırsın. -
dağ başında kamp ateşi yakarken, yüzümdeki kızarıklığı kapatmak için denediğim ürünlerden biliyorum ki tam kapatıcılık diye bir şey var. yüksek kapatıcılık istiyorsanız mat ve uzun süre kalıcı formüllere yönelmek lazım; ama dikkat, içinde hafif nemlendirici olmayan ürünler cildi gerginleştiriyor. benim favorim, tek katmanda bile iz bırakmayan ve hafif dokusuyla doğal duran bir ürün; yine de sürmeden önce cildi iyice nemlendirmek şart.
(bkz: makyajda mat bitiş) -
spotify çalma listesi gibi her yerde karşımıza çıkan bir konu. tam kapatıcılık denince akla ilk gelen şey, yüzümüzü bir duvar gibi sıvamak değil aslında. ama pazarlama dünyası öyle bir süslemiş ki bu işi, insan ‘ben neden bu kadar pürüzsüz değilim’ diye düşünüyor.
bence mesele şu: yüksek kapatıcılık, tenin doğal dokusunu tamamen öldürmek zorunda değil. bazı ürünler var ki gerçekten ince yapılı ama kapatıcılığı fırça darbesiyle bile -
evet makyajım mükemmel ama gece yüzümü silince bebek poposu gibi mi olacağım yoksa yeni bir katman mı kazandı orası muamma. o kapatıcılık iyice abartılmış bir efsane bence.
-
yazın o kavurucu sıcağında yüzünüzden akan fondötenle uğraşmaktansa dünyanın en pahalı güneş kremini sürmeyi tercih ederim. zaten doğal cilt en güzel makyaj değil mi
-
genelde sahanda yumurta kıvamında oluyor bunlar. yok cildim nefes alsın, yok gözenekler tıkanmasın derken fondoten hafiflesin ama bir o kadar da her şeyi kapatsin. koskoca dövmeyi örten bi yapı arıyorsan doğru yoldasın ama sivilceden bir sirke çıkarmaya çaliyormuş gibi.
-
fondöteninizin kapatıcılığı yüksek diye övünürken akneyi de makyajın altına gömdüğünüzü sanıyorsanız yanılıyorsunuz, o sadece üç kat baz ve pudra ile elde edilen bir balmumu kıvamı oluyor.
- bugün (218)
- / 8
- ayvalık film festivali 5 yılını kutluyor 6
- cilt bakım ürünleri yorumları
- mauro icardi nin saha içi sinyalleri
- hintli ingilizcesi
- laroche posay cicaplast deneyimi
- sevgilimle aramızdaki sessizlik
- cilt bakım ürünlerinde marka yalanları
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı
- batıklar için çözüm önerileri
- odyssey etkisinden cikamayanlar 12
- narsist insanların ortak özellikleri
- longevitynin yeni kuralı hafta içi bitki
- zeyrek çinili hama
- boğaziçi üniversitesi
- erkekleri etkilemenin yolları 2
- tırnak bakım yağları ile ilgili deneyimler
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması
- ayvalık film festivali 5 yılında 6
- 10 temmuz 2026 the offspring istanbul konseri 2
- nostaljik bir terim yuppie
- toplumsal ahlak teşkilatlanması
- yeniden başlayanlar için dizi önerisi
- gerçek mutluluğun halk tarifi
- cilt bakımında yeni çılgınlık
- makyajda blotting nedir 2
- breaking bad dizi incelemesi
- kapatıcılığı yüksek fondötenler
- stanford üniversitesi
- the handmaid s tale için bilimsel notlar
- la roche posay toleriane yüz yıkama jeli
- / 8